Erdoğan Seçim Tarihini Açıkladı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

Erdoğan Seçim Tarihini Açıkladı

Erdoğan Seçim Tarihini Açıkladı
31.03.2012 13:13  Güncelleme: 15:02

TUSKON'da iş adamlarına hitap eden Başbakan Erdoğan'dan seçimler, IMF ve 4+4+4'le ilgili önemli açıklamalar...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Hala şu anda bile bazı muhalif çevreler şunu soruyor, 'Gerçekten normal seçimler gene 2015'te mi olacak' Ya ne bekliyorsunuz. Zaten istikrarın teminatı o, tabii ki 2015'te olacak. Bunu kaç kere söyledim'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Türk İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) 4. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, TUSKON yönetimini, TUSKON'un tüm üyelerini, tüm mensuplarını, Türkiye ekonomisine yaptıkları katkılardan, Türkiye'ye verdikleri hizmetlerden dolayı tebrik etti.

Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde, 81 vilayetinde faaliyet gösteren federasyonları ve dernekleri, yurt dışında faaliyet gösteren temsilcilikleri, TUSKON mensubu iş adamlarını, büyük Türkiye hedeflerinden, gayretlerinden ve mücadelelerinden dolayı kutladığını da dile getiren Erdoğan, ''TUSKON'a, TUSKON'un tüm mensuplarına, özellikle Türkiye'nin adını dünyaya duyurdukları, ay yıldızlı bayrağın, bu aziz milletin büyüklüğünü en uzak ülkelere, en ücra kentlere şerefle taşıdıkları için, şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum'' dedi.

Erdoğan, TUSKON'un sadece ticaret yapma misyonuyla değil, Türkiye ekonomisini büyütme, ülkeye ve millete hizmet etme, Türkiye'nin adını dünyaya duyurma misyonuyla yola çıktığını ifade ederek, şöyle devam etti:

''TUSKON, hırsı değil kanaati, kazanmayı değil paylaşmayı, sömürmeyi değil dayanışmayı savunarak, savunduğu değerlerin samimiyetle arkasında durarak, kendisini değil, ülkesini ve milletini öne çıkararak farklılığını ortaya koydu. En önemlisi de TUSKON, sırtını belli çıkar çevrelerine, çıkar odaklarına değil, millete dayadı. Kaynağını milletten aldı, ilhamını milletten aldı, motivasyonunu, ufkunu, misyonunu milletten aldı. Nasıl ki Mevlana, bir elini göğe açıp, bir elini toprağa uzattı, 'Hak'tan aldığımı halka veriyorum' dediyse, işte TUSKON, TUSKON gibi Anadolu evlatları, Anadolu kaplanları, Hak'tan aldılar, halkla paylaştılar, birlikte büyüdüler. Nasıl ki Mevlana, 'pergel misali, bir ayağın burada merkezde olacak, bir ayağınla alemleri dolaşacaksın' diye tavsiyede bulunduysa, işte Anadolu'nun aslanları da, güçlerini Anadolu topraklarından aldılar, tüm dünyayı deveran ettiler.''

"TÜRKİYE GÖNÜLLER FETHEDEREK UFUKLARIN EFENDİSİ OLUYOR"

Başbakan Erdoğan, 2010 yılında TUSKON'un 3. Genel Kurulu'nda ''Türkiye, sizler gibi iş adamlarının, gayreti, samimiyeti ve heyecanı sayesinde yeniden ufukların efendisi oluyor'' dediğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

''Evet. Silahla değil, baskıyla değil, dayatmayla değil, topraklar fethederek değil, Türkiye artık gönüller fethederek ufukların efendisi oluyor. Türkiye, Yeni Zelanda'dan Kanada'ya, Japonya'dan Brezilya'ya kadar 5 kıtada gönüller kazanıyor. Türkiye, başarılı müteahhitleriyle, başarılı iş adamlarıyla, okullarıyla, öğretmenleriyle gönüller kazanıyor. Türkiye dünya barışına olan katkılarıyla, uzlaşma, diyalog çağrılarıyla, dik duruşuyla, hakkı en güçlü şekilde müdafaasıyla gönüllerde yer ediniyor. Türkiye, güçlü, dirençli, istikrarla büyüyen sağlam ekonomisiyle, alan el değil, veren el olmasıyla, artık parmakla gösteriliyor, takdirle izleniyor. Türkiye'nin bugün ulaştığı nokta, hiç ama hiç tartışmasız, bizzat milletin eseridir. Türkiye milletin rotasında yürüyor, Türkiye, milletin çizdiği istikamette ilerliyor. Türkiye, bu aziz milletin arzusu, talepleri, hedefleri doğrultusunda yükseliyor. İşte onun için Türkiye büyüyor, işte onun için Türkiye başarıyor.''

Kore'deki Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde devlet başkanları ve başbakanların takdirlerini ilettiklerini ifade eden Erdoğan, ''Bunun formülü nedir-'' diye sorduklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Türkiye'nin iş adamları, Türkiye'nin kurumları, Türkiye'nin sivil toplum örgütleri, sırtlarını millete dayıyor ve bu sayede başarıdan başarıya koşuyor. Bütün bu adımın iki önemli sır kelimesi var. Aslında sır burada. Ancak bunu Türkiye'deki bir kısım çevreler anlamamakta direniyor. Nedir bu iki sır kelime. Bir, güvendir. İki, istikrardır. Başka hiçbir şey aramaya gerek yok. Bize yolsuzluk ithamlarını yapanlar bu ülkenin geçmişine bakma lütfunda bulunmuyorlar. Eğer oraya baksalar işin aslını görecekler. Yolsuzlukların olduğu bir ülkede, böyle bir iktidarın olduğu bir ülkede siz kalkıp da cumhuriyet tarihi boyunca 6 bin kilometre yol yapacaksınız, şurada 9 yılda 15 bin kilometre duble yol sığdıracaksınız. Nasıl oluyor bu iş-''

Erdoğan, havaalanlarının parmak sayılarıyla gösterildiğini hatırlatarak, şu anda Türkiye'de 46 noktaya uçuş olduğunu ifade etti.

Tüm bunların güvenle yapıldığını vurgulayan Erdoğan, özelleştirmede de girişimcilerin önündeki taşları kaldırdıklarını kaydetti.

"SEÇİMLER 2015'TE"

Başbakan Erdoğan, müteşebbislerin iktidara güvendiğini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

''Hala şu anda bile bazı muhalif çevreler şunu soruyor, 'Gerçekten normal seçimler gene 2015'te mi olacak?' Ya ne bekliyorsunuz. Zaten istikrarın teminatı o, tabii ki 2015'te olacak. Bunu kaç kere söyledim. Ancak dert başka. Dert acaba kafaları, zihinleri nasıl bulandırırız. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde 16 ayda bir seçim yapan bir ülke var mı? Ancak şöyle bir baktığımız zaman çok partili döneme, 16 ayda bir seçim yapmışız. Böyle yükselmek, böyle büyümek mümkün olur mu- Olmaz. Biz ne diyoruz- Belirlenen, ilan edilen ne ise o tarihte seçim yapılır. Sadece bir cumhurbaşkanlığı seçimini 7 yılda değil de halka gidelim diye böyle bir sözü o zaman parlamentoda grubu olan bir partiye o sözü verdik. Orada 5 yıldan 4 yıla inme noktasında bir anlaşma yaptık. Orada bir yanlış yaptık. Keşke biz onlarla o anlaşmayı yapmamış olsaydık. Yine 5 yılda bir bu ülkede genel seçimler devam etmiş olsaydı. Ancak biz sözümüzde durduk. Onlar sözlerinde duramadıkları gibi birilerinin talimatıyla genel merkezlerinden dışarı çıkamadılar, meclise gelemediler. Biz yine aynı şekilde kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.''

"SİZ ARKANIZA KARANLIK GÜÇLERİ ALMADINIZ"

Başbakan Erdoğan, konuşmasında salondakilere hitaben de şunları söyledi:

''Siz, arkanıza karanlık güç odaklarını almadınız. Siz arkanıza mafyayı, çeteleri, cuntaları almadınız. Siz, arkanıza Galata bankerlerini almadınız. Siz arkanıza hazineyi, siz arkanıza kamu bankalarının kaynaklarını almadınız. Siz ideolojiyle yürümediniz. Siz dayatmalara, baskılara, engellere boyun eğmediniz. Siz arkanıza sadece ve sadece milleti aldınız. Siz işte bu nedenle büyüksünüz. Siz, arkanıza milleti aldığınız için, milletle yürüdüğünüz için büyüksünüz ve bu ülkeyi büyütüyorsunuz. Şundan emin olunuz. Tıpkı sizler gibi, bu hükümet de sadece ve sadece milletle yürüyor.''

"BU HÜKÜMET ARKASINA SERMAYEYİ ALMADI"

Başbakan Erdoğan, ''Bu hükümet, arkasına karanlık güç odaklarını almadı, tam tersine karanlık güç odaklarının üzerine gitti ve gidiyor'' diyerek, şöyle devam etti:

''Bu hükümet arkasına mafyayı, çeteleri, cuntaları almadı, tam tersine, mafyanın, çetelerin, cuntanın üzerine kararlılıkla gitti ve gidiyor. Bu hükümet arkasına sermayeyi almadı, bu hükümet sermayenin, seçkinlerin, elitlerin, patronların hükümeti olmadı. Hak sahibi olanların hizmetkarı oldu. Bu hükümet, yetimin hakkını gözetti, garip gurebanın, fakir fukaranın emanetini gözetti, bu hükümet hazineyi boşaltan değil, hazineyi dolduran, kamu bankalarını zarara uğratan değil, kamu bankalarını kara geçiren bir hükümet oldu.''

"BİZ DEVLETİ ALİYE-Yİ OSMANİYE'NİN BAKİYESİ ÜZERİNE KURULMUŞ BİR DEVLETİZ"

Erdoğan, Türk İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) 4. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İstanbul'un yoksul mahallelerindeki, Ankara, İzmir, Çankırı ve Trabzon'daki yoksul çocukların, hep birlikte Diyarbakır'ın, Muş'un, Van'ın, Bitlis'in, Bingöl'ün umudu olduklarını söyledi.

Sadece Türkiye'nin değil, Somali'nin, Afganistan'ın, Filistin'in, Hama'daki, Humus'taki, Şam'daki, Dera'daki, Bab-ı Amr Mahallesi'ndeki masum çocukların umudu olduklarını vurgulayan Erdoğan, ''Bu umudu söndürmeyeceğiz, bu umudu köreltmeyeceğiz. Hep söylüyorum, biz bir kabile devleti değiliz. Biz Devlet-i Aliye-yi Osmaniye'nin bakiyesi üzerine kurulmuş bir devletiz. Umudunu bize bağlamış kitlelere biz sırtımızı dönmeyeceğiz. Biz, aziz milletimizi de yüreği Türkiye ile birlikte atan mazlumları da asla ve asla hayal kırıklığına uğratmayacağız'' diye konuştu.

"BUNLARIN KUR'AN ANLAYIŞI BU!"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi büyüterek, bölgesinde güçlendirerek, barışı, kardeşliği, dayanışmayı yücelterek, geçmişte olduğu gibi, gelecekte de büyük bir millet, büyük bir devlet olarak anılmaya devam edeceklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anamuhalefet partisi aylardır bu düzenlemeye karşı çıktı, bizim haberimiz yok, yok şöyleydi, böyleydi diye anlatıyor. Herşeyden haberleri var ama doğru konuşmuyorlar, aylardır bu düzenlemeye neden karşı çıktıklarını ifade edebilmiş değilller. Fakat bakla dilin altından çıkı verdi, komisyonlarda sadece engellemeyle uğraştılar ama neden karşı çıktıklarını izah edemediler, çıkmış 12 saat konuşuyor, büyüklerimiz güzel söylemişler 'benim oğlum bina okur, döner döner yine okur' Genel Kurul'da konuştular ortaya gerekçe koyamadılar, grup toplantılarında, mitinglerde konuştular. Tüzükte yazar grup toplantıları Meclis'te grup bölümlerinde yapılır, biz bu hafta Tandoğan'da yapacağız derseniz buna kargalarda güler."

Bunlar herşeyi bilir, ikna odalarını çok ama çok iyi bilirler ama genç kızların hissiyatını bilmezler, bunlar İmam Hatipleri kapatmanın, Kur'an kurslarını kapatmayı çok iyi bilirler ama bunlar çocuklarını istediği kursa gönderemeyen bir annenin, bir babanın yürek acısını bilmezler. 28 Şubat'ta şu karar çıkmadı mı? Yahu 15 yaşına kadar mahalle camisine bile çocuğunu gönderemezsin, bu yasaklandı. Ne dediler? 15 yaşından sonra gönderirsin, ben mahalle camisine gidemeyeceğim bu ne demek? Beni babam mahalle camisinin hocasına teslim etti, ben onun dizinin dibinde yetiştim. Burada cebir yok, şiddet yok ama sen ne yapıyorsun? Cebir ve şiddetle bunları yasaklıyorsun,

İzmir'den dün; Kutsal kitabımız hepimizin baştacıdır, onu evlerimizin güzel yerlerine asarız, annelerimiz oyalı motiflerle süsler ve elimize alırız' diyor. İşte bunların Kur'an anlayışı bu.

İstiklal şairimiz Mehmet Akif ne diyor;

Ya açar nazm-ı celilin bakarız yaprağına,

Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına,

İnmemiştir hele Kur'an, bunu hakkıyla bilin,

Ne mezarlıkta okunmak nede fal bakmak için.

İşte aradaki fark bu, bunlar o kitapın okutulmasından, okunmasından ve anlaşılmasından korktular. Biz anne, babaların önüne seçenekleri koyuyoruz nereye isterse oraya, diyoruz ki; artık zihinlerde ki prangaları atalım. Bırakın yavrularımız nereye isterse oraya gitsin, kazanırsa gidecek yahu, bu bir lütuf değil ki.

Kazanırsa, başarırsa gidecek 4 yıllık ortaokulu bitiren öğrenci ve ailesi seçimini yapacak, katsayı oranına takılmadan artık öğrenciler kararını verecek. Bütün bunların yanında birde biz Güneydoğu ve Doğu'da ki sıkıntıları göz önünde bulundurarak açık lise olayını da başlatmış olacağız, isteyen istediği zaman okula gidip gelemiyorsa açıktan diplomasını almak istiyorsa oda gelecek dışarıdan sınavlarını verecek ve böylece 12 yıllık eğitimini tamamlamış olacak. Zorunlu 8 yıllık eğtimi savunuyorlar, Batılı ülkeleri araştırın bakın hepsinde 12 yıllık eğitimi göreceksiniz, bu yasanın hayırlı olmasını diliyorum.

TEBRİK VE TEŞEKKÜR

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hür vicdanlarıyla karar veren, milletin sesine kulak verip, milletin arzusu doğrultusunda oy kullanan ve tarih yazan milletvekillerini yürekten şahsı ve millet adına tebrik ederek, statükonun değil, milletin izinden giden tüm arkadaşlarına teşekkür etti.

Başbakan Erdoğan, ''Kesintisiz eğitim dayatmasına, 8 yıllık kesintisiz eğitim baskısına itiraz eden, itiraz gerekçelerini sokakta cam çerçeve kırarak değil, polise taş atarak değil, raporlarıyla, akademik çalışmalarıyla, deneyimleriyle ortaya koyan tüm sivil toplum örgütlerine de buradan ayrıca teşekkür ediyorum'' diye konuştu.

Kaynak: Haberler.Com

Son Dakika Güncel Erdoğan Seçim Tarihini Açıkladı - Son Dakika


Advertisement