''Birbirimize Tahammül Etmeliyiz" - Son Dakika
Son Dakika Logo
Politika

''Birbirimize Tahammül Etmeliyiz"

\'\'Birbirimize Tahammül Etmeliyiz"
21.05.2011 00:51  Güncelleme: 11:06

Orhangazi'den Gemlik İlçesi'ne geçen Bülent Arınç, burada Ak Parti seçim bürosunun açılışını yaptı.

Orhangazi'den Gemlik İlçesi'ne geçen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, burada Ak Parti seçim bürosunun açılışını yaptı. Açılışta partililere seslenen Arınç, Başbakan Erdoğan'ın Van'da yaptığı konuşmaya gönderme yaparak, 'Başkalarının söylemekten çekindiğini Van'da göğsünü gere gere 10 binlerce Vanlıyla Türkiye'ye gerçekleri haykırdı. Allah ondan razı olsun. 'Burası kurtarılmış bölgedir. Buraya KCK'dan BDP'den başkası giremez' diyen kendini bilmez üçbeş sergendinin cirit attığı Hakkari'de yarın Başbakan Erdoğan meydanda halka hitap edecek.

Bu tarih kokak ülkemizin binlerce yıl en büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış Anadolumuzun her köşesini aziz biliyoruz. 3-5 çapulcuya memleketin bir karış toprağını terk etmek niyetinde değiliz. Sivas'tan öteye geçemeyenler Hakkari Şırnak ve Van'ın yolunu bilmeyenler Ak Parti'ye baksınlar. Her yerde varız. Alnımız ak başımız dik. hiç kimseden korkmuyoruz. Allah'tan gayrısından başkaö dedi. Terörü Türkiye'de sonlandıran her türlü tedbiri uygulayacaklarını ifade eden Arınç, "Biz Yüksekova'ya hizmet götürüyoruz. Terör örgütü de halkı tehdit ediyor. 'Devletin yaptığı havaalanına gitmeyin' diyor. Biz hizmet peşindeyiz. Örgüt devletle halkın arasını açmak, kavgalı hale getirmek için propaganda yapıyor. Varsın yapsın.

Allah'ın izniyle bugüne kadar yaptıklarımıza ilaveten terörü Türkiye'de sonlandıracak, annelerin gözyaşlarını dindirecek, akan kanı durduracak, her türlü tedbiri uygulayacak ve artık terörden kurtulmuş huzur içinde bir Türkiye'de hep beraber yaşayacağız hiç endişeniz olmasın. Sağda solda ağzı kalabalık laflara, esip savuranlara, yağıp uçanlara, bunlar kendini bilmez insanlar. Bunlar sadece bir inin içine sıkışmışlar Türkiye'yi ondan ibaret sanıyorlar 4 ilde adaylık koymakla 20 kişiyi milletvekili seçtirmekle Türkiye'yi yöneteceklerini mi zannediyorlar. Türkiye'yi bölebileceklerini mi düşünüyorlar. Türkiye'de Türk bayrağının yanına başka bir bayrak koyacak cesareti mi kendilerinde buluyorlar. Söyleyecekler ama göreceksiniz. Ama milletimizin bu bölünme isteyenlerin karşısında bu ülkede örgütün sözcülüğünü yapan yapmak isteyenlerin karşısında Ak partiye yek vücut destek verecekler. Çünkü istikrar sürsün Türkiye büyüsün sözünü tüm Türkiye kabul ediyor" diye konuştu.

"ANAYASA MAHKEMESİ'NİN ÜYELERİ BUGÜN ARTIK DUVARDAKİ BİR PORTRE GİBİ SABİT BİR NOKTAYA BAKMIYORö

Devrin değiştiğini söyleyen Arınç, şöyle devam etti: "Anlayış, Anayasa değişiyor. Artık Türkiye'de Dük'alık kuran saltanatlık kuran bazı kurumlar ellerindeki saltanatlarını yitirdiler. Türkiye demokratikleşti. Eskiden bir Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu vardı 5 kişilik. Al gülüm ver gülüm. Sen beni Yargıtay'a seç ben de seni HSYK üyesi yapayım. Bunların hepsinin niçin olduğu, hangi düşüncele sahip olduğu, kimlerle işbirliği yaparak üyelik kazandığını hepimiz biliyoruz. Siz Anayasayı değiştirdiniz. 5 kişiyi 22 kişilik yaptık Türkiye güllük gülistanlık oldu. savcıları meslekten atmışlardı çok şükür hepsi mesleğine döndü. Anayasa mahkemesinin üye sayısını 17 yaptık. Artık meclisimiz de 3 tane üye seçti. Meclisimizin sizin adınıza seçtiği Anayasa Mahkemesi'nin üyeleri bugün artık duvardaki bir portre gibi sabit bir noktaya bakmıyor. Onlar canlı insanlar. Sizin gibi düşünüyor. Sizin gibi inanıyor. sizin kültürünüze sizin tarihinize sizin inanç sisteminize sahip olan insanlar. İnsanlarla gerçek Anayasa Mahkemesi kuruldu bugün. Artık özgür düşünce var. ve artık milletin değerlerine sahip çıkmak var ki bunu siz başardınız. Bir 'evet' oyu verdiniz nelere mal oldu"

"BEN BÖYLE ELASTİKİ BİR İNSAN GÖRMEDİM''

Arınç, "Peki bize rakip bir parti var mı? Diyelim ki var. Görünüyor ki ana muhalefet partisi 'ben varım' diye sağda solda konuşuyor. Konuşacak tabi. Bak birisi var, 'Bay Kemal' diye. Arada sesini çıkartıyor. 'AK Parti'ye oy vermeyin, bana verin' diyor. Eee sen ne yapacaksın, geçmişte ne yaptın, hangi sözüne güvenelim senin? Sen bugün ak dediğine kara diyorsun. Bakın en yakın misali geçtiğimiz günlerde oldu. Ben böyle elastiki bir insan görmedim. Çok elastiki. Ne açıdan? Şimdi dedi ki bu başbakan bazı bakanları tekrar milletvekili yapmadı. Niye Çünkü yolsuzluk yaptıkları için. İsimlerini de saydı. 'Şu şu bakanlar' diye. Bunlardan hesap sorun. 'Siz hangi yolsuzluğu yaptınız' dedi. Çok çirkin bir iddia. Çok kötü bir itham. Bu hiç bir siyasetçi, içinizden hiç birisi yapamaz. Doğrudan doğruya bir insanı itham etmek kimin haddidir. Bir insanı suçlamak, duvara çamur at tutmasa da izi kalsın demek kimin haddi. Ama o bunu yaptı. Yaptı da bir şeyi hesaplayamadı. Bir gün bir toplantıya gitti. Eski Bakanımız Kürşat Tüzmen de ordaydı. karşısına çıktı. Dedi ki 'Bay Kemal duydum ki benden bahsediyormuşsun. Sen benim hangi yolsuzluğumu gördün şimdi söyle" dedi. Hiç düşünmediği bir yerde bir baktı ki kendisinden 2 metre yukarıda bir adam. Güçlü kuvvetli. 500 metre suyun altına dalıyor. 5 bin metre yukarıda uçuyor. Boks, güreş, judo yapıyor. Bir insan güzeli adam. Maşallah güçlü kuvvetli Bir de baktı ki kendine Eyvah pabuç pahalı. N'aptı Bay Kemal, 'Yok ya ben senin için demedim. Sen aslında çok dürüst bir insansın' dedi. O da 'öyle mi iyi o zaman' dedi. 'Ben de seni affettim' dedi. Oradan ayrıldılar. karşısında Kürşat Tüzmen'i görmese, bir başkasını ona aynı soruyu sorsaydı.

Emin olun ki Bay Kemal, 'Tövbe valla ben senden bahsetmedim' diyecekti. Ama Kürşat Tüzmen'den kurtarınca canını hemen bir başka kürsüye gitti. Orada yine aynı şeyleri söylemeye devam etti. İftira ve yalanlarla siyaset yapılmaz. YGS'den dolayı bir bakan birisine mail atmış. Kim bu bakan? Kim bu usulsüzlüğü yapan? Sonunda birisi çıktı dedi ki 'benim mailimden atılmış ama onu ben yazmadım' Sonunda bir adamı İstanbul'dan buldular getirdiler. 'Bu maili ben yazdım bakanın haberi yok' dedi Peki sen bunu bildiğin halde niçin bu iftirayı karşımıza getirdin. Senin vereceğim dediğin şeylerin biz zaten 10 mislini millete veriyoruz. Hakikisini veriyoruz. Biz millete hakikisini verirken senin yalanlarına kim kanacak ' Sen, '600 lira' diyorsun. Biz 3 mislini vatandaşa veriyoruz. Nasıl veriyoruz biliyor musunuz? Mesela evinde engelli olan her aileye özürlüye bakım ücreti olarak tam ve asgari ücret tutarında para ödüyoruz" dedi.

CHP'ye karşı eleştirilerini sürdüren Arınç, 'Dindarlara yaklaşmak istiyorlar ama müsait değiller. Neden biliyor musunuz' En büyük projesini Cuma günü, Cuma saatinde açıkladı. Gazeteciler de boş adam değil ki. Dediler ki 'siz şuan çok önemli bir proje açıklıyorsunuz. Tam Cuma saatindeyiz, kimse televizyonun başında değil. Niye bunu bu saatte açıkladınız" Kendisi ık mık etti. Ama yanında Genel Başkan Yardımcısı 'Ne var bunda isteyen gitsin Cuma namazını kaza etsin' dedi. Bunu bile bilmeyecek kadar cahiller. Bir yerde dedi ki 'CHP olmasaydı bu memlekette ezanlar okunmazdı. Ezanların okunması CHP'nin sayesinde oldu' dedi. Duydunuz mu böyle bir gaflet. Bu doğru değil. Çünkü bu ülkede tam 18 sene Bizim bildiğimiz ezan okunmadı. Ne okundu? 'Tanrı uludur, Tanrı uludur' diye tekerleme okundu. Bunlar ezan değil. Bilali Habeş böyle ezan okumadı. Bugün dünyanın neresine gitseniz kulağınıza Allah'u Ekber geldiği zaman bilesiniz ki bu ezandır. Hiç bir ülkede başka dilde ezan okunmazö dedi.

'Bu seçim CHP ve CHP'nin işbirliğinde olduğu Ergenekon çetesine karşı onlarla işbirliği yapanlara karşı Türkiye'de demokrasi isteyenlerin mücadelesi olacaktırö diyen Arınç, ' Bunlar bir araya geldiler ve Ergenekon davasında tutuklu olan 3-5 kişiyi aday yaptılar. Biz o yargının gördüğü dava için bir şey söyleyemeyiz. Yargı kararını verir. Haklı olanlar beraat eder, suç işleyenler cezasını görür. Ama haklarında hükümete karşı millete karşı darbeydi balyozdu kafesti bunlarla ilişkisi olmuş insanları bir siyasi partinin aday yapmazı affedilemezö diye konuştu.

Kaynak: DHA

Son Dakika Politika ''Birbirimize Tahammül Etmeliyiz' - Son Dakika


Advertisement