DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2 - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2
19.02.2020 11:25

1-SULTANGAZİ'DE KAÇAK DÖKÜM YAPAN HAFRİYAT KAMYONU DEVRİLDİ- Kamyonun aynı gün içerisinde 8 defa kaçak döküm yaptığı belirlendi.

1-SULTANGAZİ'DE KAÇAK DÖKÜM YAPAN HAFRİYAT KAMYONU DEVRİLDİ

- Kamyonun aynı gün içerisinde 8 defa kaçak döküm yaptığı belirlendi.

Haber-Kamera: Emin YEŞİL/İSTANBUL/DHA

Sultangazi'de ormanlık alana kaçak hafriyat döken kamyon devrildi. Kamyon sürücüsü ve yanında bulunan arkadaşı kazayı yara almadan atlattı.Olay, Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi'nde meydana geldi. Ömer T., idaresindeki hafriyat kamyonu Hacı Bektaş-ı Veli Kent Ormanı yanında bulunan boş alana kaçak döküm yaptı. Ormanlık alana da döküm yapan Ömer T.'yi gören bir mahalle sakini durumu zabıta ekiplerine bildirdi. İhbarı değerlendiren zabıta ekipleri, olay yerine geldiklerinde hafriyat kamyonun devrildiğini gördü. Döküm sırasında sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yan yatan kamyondakilerin yardımına zabıta ekipleri ve mahalle sakinleri koştu. Kamyon sürücüsü ve yanında bulunan arkadaşı kazayı yara almadan atlattı.

ŞİRKETİN GÖNDERDİĞİ ÇEKİCİ YARDIMIYLA KALDIRILDIYan yatan kamyon, bağlı bulunduğu şirket tarafından olay yerine gönderilen çekici yardımıyla kaldırıldı. Zabıta ekipleri yaptıkları çalışmada, Ömer T., idaresindeki kamyonun aynı gün içerisinde 8 defa kaçak döküm yaptığını tespit etti. Olay yerine 10 metre mesafede bulunan bir başka boş alana da kaçak döküm yapıldığı tespit edilerek, Çevre Kanununa göre işlem yapıldı ve idari para cezası uygulandı.

"GERİ GERİ GELİRKEN DEVRİLMİŞ"Mahalle sakinlerinden Emine Aktürk, "Kamyon devrilmiş dediler. Geldim baktım kamyon devrilmiş. Kamyonda iki kişi vardı. İkisinin de bir şeyi yoktu. İkisi de korkmuşlardı." dedi.Adem Şişçi isimli mahalle sakini ise, "Kamyonun devrildiğini gördüm. Evden çıktım. Kamyon baya hasar almıştı. Hafriyat dökerek mi oldu görmedim. Ben sonradan çıktım. Çıkınca baktım kamyon devrilmiş. Anladığım kadarıyla hafriyat dökerken geri geri gelirken devrilmiş. Burada asla hafriyat dökülmez. Zaten zabıta her gün burayı kontrol eder" diye konuştu.

Görüntü Dökümü: ------------------CEP TELEFONU-Yan yatan kamyonun görüntüsüAKTÜEL-Kaçak hafriyat dökümünün yapıldığı alandan görüntüler-Kamyonun yan yattığı alandan görüntüler-Olay yerinde bulunan kamyonun kırılan cam parçaları -ormanlık alandan görüntüler-Dökümü yapılan hafriyatlardan görüntüler-Mahalle sakini Emine Aktürk röportaj,-Mahalle sakini Adem Şişçi röportaj

19.02.2020 - 10.18 Haber Kodu : 200219048

===================================

2-BAHÇELİEVLER'DE 43 YILLIK AĞIR HASARLI GONCA APARTMANI YIKILIYOR

Haber-Kamera: Müge YARIMBATMAN-Kubilay ÖZEV/ İSTANBUL,  BAHÇELİEVLER'de 43 yıllık ağır hasarlı Gonca apartmanının yıkımı gerçekleştirildi.26 Eylül'de Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin ardından İstanbul'da 77 binanın ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Sekizi Bahçelievler'de bulunan binalardan biri olan Gonca Apartmanı'nın yıkım çalışmaları bugün başladı.Bahçelievler Siyavuşpaşa Mahallesi Gonca sokakta bulunan 8 katlı Gonca Apartmanı, 5,8 büyüklüğündeki Silivri depreminde hasar görüp boşaltılmıştı. 1977 yılında yapılan ve 4 dükkan ile 12 daireden oluşan binanın yıkım çalışmaları bugün başladı. Belediye ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, yol da trafiğe kapatıldı.

BAHÇELİEVLER BELEDİYESİ'NDEN YIKIM AÇIKLAMASIBahçelievler Belediyesi tarafından yıkımına başlanan Gonca Apartmanı ile ilgili şu açıklama yapıldı: "Siyavuşpaşa Mahallesi, Gonca Sokak 3 kapı numaralı 28 pafta 1247 parselde bulunan bina bodrum, zemin ve 6 normal kattan oluşmakta olup,1977 yılında yapı ruhsatına göre 4 dükkan ve 12 daire bulunmaktadır. Binanın yıkımı gerçekleştirilecektir."

Görüntü Dökümü--------------------Yıkım çalışmalarından görüntü-Binadan görüntü-Ekiplerden ve iş makinelerinden görüntü-Muhabir anonsu-Genel ve detay görüntüler

19.02.2020 - 11.22 Haber Kodu : 200219071

================================

3- ESENYURT'TA KIZ ARKADAŞININ ESKİ SEVGİLİSİNE DAYAK KAMERADA

Veysel TİMDU/ - ESENYURT'ta, birkaç arkadaşıyla gittiği işkembecide yanındaki sevgilisinin eski erkek arkadaşıyla karşılaşan kişi, ortalığı birbirine kattı. Eski sevgiliye atılan dayak ve silah doğrultulma anları güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, tarafından 2 tabanca ile birlikte gözaltına alınan Caner K. ile Azeri sevgilisi Gülsura A., mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere  serbest bırakıldı.

Olay, Cumartesi günü saat 04.30'da Esenyurt'ta bulunan işkembe salonunda meydana geldi. Azerbaycan uyruklu Gülsura A. ve sevgilisi Caner K., beraberindeki arkadaşlarıyla çorba içmek için işkembe salonuna geldi. İddiaya göre, burada, Gülsura A.'nın eski sevgilisi Serdar A. ile karşılaşan gruptakiler arasında tartışma çıktı. Caner K. ile Serdar A. birbirlerine omuz atınca aralarında kavga çıktı. İşkembe salonunda başlayan kavga sokakta da devam etti. Caner K., arkadaşından aldığı tabanca ve yumruklarla Serdar A.'yı darp ederek yaraladı. Ardından havaya bir el ateş etti. Silah sesi üzerine devriye görevi yapan polis ekipleri, olay yerine gelirken, sağlık ekiplerine de haber verdi. Sağlık ekipleri, yaralanan Serdar A.'yı hastaneye kaldırdı. Polis ekipleri, Caner K. ile sevgilisi Gülsura A.'yı gözaltına aldı. Üzerlerinde 1 tabanca ele geçirildi. Ekipler, Caner K. ile birlikte polis otosunda polis merkezine doğru götürülen Gülsura A.'nın iç çamaşırında sakladığı tabanca da bulundu. Ekipler, bu tabancaya da el koydu. Şüpheliler, polis merkezine getirilerek sorgulandı. Ardından adliyeye sevk edilen Caner K. ile Gülsura A., mahkemece adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

OLAY ANLARI KAMERADA İşkembecide yaşanan kavga anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, Caner K. ile Serdar A.'nın birbirlerine omuz atıp kavga etmeleri, Caner K.'nin arkadaşından aldığı tabancayı Serdar A.'ya doğrultması, dışarıda kavga etmeleri ve Gülsura A.'nın kavgaya karışanlardan aldığı tabanca ile yürümesi yer alıyor. Görüntü Dökümü: ---------------Güvenlik kamera görüntüleri-İkilinin birbirlerine omuz atması-Birbirleriyle kavga etmeleri-Caner K.'nin tabanca doğrultması-Dışarıda süren kavga-Gülsura A.'nın kavga edenlerden tabancayı alıp yürümesi

====================================

4-KAFASINA BETON PARÇASI DÜŞTÜ, ÖLÜMDEN DÖNDÜ

Haber-Kamera: Emin YEŞİL/İSTANBUL DHA- SULTANGAZİ'de başına apartmanın 3. katından kopan beton parçası düşen Yusuf Yılmaz yaralandı. Kanlar içerisinde yere yığılan Yılmaz baygınlık geçirdi. Hastaneye kaldırılan Yılmaz, başına gelenleri burada öğrendi.

BETON PARÇASI KAFASINA DÜŞTÜOlay, dün saat 15.00 sıralarında Sultangazi'de meydana geldi. İsmetpaşa Mahallesi'nde bir sokağa aracını park eden Yusuf Yılmaz (38), aracından indi. Yılmaz, aracının arka koltuğunda bulunan cihazı almak için, arka kapıya doğu yöneldi. Bu sırada bir apartmanın 3. katında bulunan dairenin balkonundan beton parçası koptu. Beton parçası Yılmaz'ın kafasına düştü. Kanlar içerisinde yere yığılan Yılmaz, bayıldı. Yılmaz, olayı görenler tarafından olay yerine çağrılan ambulansla Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastane gözlerini açan Yusuf Yılmaz, başına gelenleri de burada öğrendi. Yılmaz'ın kafasına 12 dikişi atıldı. Hayati tehlikesi bulunmayan Yılmaz, tedavisinin ardından taburcu edildi.

"GEREKİRSE BARET TAKIP GEZECEĞİZ"Yaşadıklarını anlatan Yusuf Yılmaz, "Aracımı sokağa park ettim. Aracın arka koltuğundan bir cihaz alacaktım. Gerisini hatırlamıyorum. O anda kopup, kafama düşmüş. Baygınlık geçirmişim. Sağ olsun komşular ambulansı aramışlar. Hastanede açtık gözümüzü. Canımızı zor kurtardık. Hastanede ayıldım. Ne olduğunu, ne bittiğini hastanede öğrendim. Hastanede büyük bir acı hissediyordum. Kafamda 11-12 tane dikiş var. Gözümü açtığım için Allah'a şükrettim. Yolda yürüsen ayrı bir dert, kaldırım ayrı bir dert. Bundan sonra daha çok dikkat edeceğiz. Gerekirse baret takıp gezeceğiz. Bu beklenmedik bir şey. Hasarlı binalarla ilgili ne yapılabilir ki. Buna karşı kendinizi nasıl koruyacaksınız. veya kimi şikayet edeceğiz. Kaldırımda kafamıza taş düştü" dedi.

"YERDE YATIYORDU"Mahalle sakinlerinden Mustafa Şeker, "Ben geldiğimde yerde yatıyordu. Kafası kanıyordu. Kafasını tutmuşlardı. Sonra ambulansı aradık. Müdahale ettiler, götürdüler. Balkondan beton parçası düşmüş. Devamı da düşebilir. Kabarmış vaziyette. Belediye buna bir an önce el atması lazım" diye konuştu.

Görüntü Dökümü: ----------------Olayın yaşandığı binadan görüntüler-Beton parçası kopan kattan görüntüler-Yerdeki beton parçalarından görüntüler-Kafasına beton parçası düşen Yılmaz'dan görüntüler-Yusuf Yılmaz röportaj-Mahalle sakini Mustafa Şeker röportaj

19.02.2020 - 09.49 Haber Kodu : 200219035

=========================

5-TARİHİ BİNA "ŞURA-İ DEVLET" 54 MİLYON TL'YE YENİDEN YAPILACAK

Mehmet DEMİRKAYA/İSTANBUL,  İSTANBUL Valiliği, 1869'da yapılan ve bir yangın sonucu 1911 yılında tamamen yanan Şura-i Devlet binasını yeniden yapacak. Bab-ı Ali kompleksinin orta kısmında yer alan,  Şura-i Devlet binasının yeniden yapımı 53 milyon 803 bin 175 TL'ye ihale edildi.İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar, Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü'nün, 6 Ocak 2020 tarihinde düzenlediği ihale sonuçlandı. Şura-i Devlet Binasının Rekonstrüksiyonu, Hariciye Nezareti (Mahalli İdareler) Binası'nın Restorasyonu ve Çevre Düzenlemesi İşiö adı altında açılan ihaleyi, ihaleye tek geçerli teklif veren Gökalp Proje Müşavirlik A.Ş. Merkezi Ankara'da bulunan Gökalp Proje, ihale kapsamındaki işleri 53 milyon 803 bin 175 TL'ye yapmayı üstlendi. İhale şartnamesine göre, inşaat faaliyetinin 4 Mart 2022 tarihine kadar tamamlanması gerekiyor. İstanbul Valiliği, Gökalp Proje ile 12 şubatta sözleşme imzaladı.Şura-i Devlet Binası, Cağaloğlu'ndaki İstanbul Valilik binasının güney doğusundaki boşlukta yer alıyordu. 1911 yılındaki yangınla tamamen yok olan Şura-i Devlet binasının yeri günümüzde otopark olarak kullanılmaktaydı. Şura-i Devlet Binasının rekonstrüksiyonu, adı geçen binanın yeniden yapımı anlamına geliyor. Mimarlıkta yapının kalıntıları, çizim, resim ve diğer belgeler yardımıyla eski şeklinin belirlenerek yeniden yapılması işlemlerini kapsıyor.

ŞURA-İ DEVLET BİNASIŞura-i Devlet'in resmi açılışı 10 Mayıs 1868 tarihinde Sadrazam Ali Paşa'nın Bab-ı Ali'de padişahın nutkunu okuduğu bir törenle yapıldı. Şura-i Devlet Meclisi, 8 Ağustos 1869'da Bab-ı Ali binasının orta kısmının üzerine atılan kattaki dairesine taşındı. Şura-i Devlet'in ismi, 1938'de önce Devlet Şurası'na ve 1940'lı yılların başlarından itibaren de Danıştay'a dönüştürüldü. 6 Şubat 1911'de çıkan bir yangında  Şura-i  Devlet'in yer aldığı orta kısım tamamen, Sadaret ve Dahiliye Nezareti bölümleri kısmen yandı. Bunun üzerine meclisin daireleri Bab-ı Ali'nin karşısındaki Tomruk Dairesi'ne, mahkemeleri ise Telgraf Nezareti'ne taşındı. Şura-i Devlet binası imparatorluğun sonuna kadar bir daha inşa edilemedi.

Görüntü Dökümü: -----------------Binanın eski fotoğrafları-Binanın bulunduğu alanın fotoğrafları

19.02.2020 - 10.53 Haber Kodu : 200219063

==========================

6- İSTANBUL'DA KAÇAK TÜTÜN OPERASYONU KAMERADA

Ali ABLAY/ İSTANBUL, İSTANBUL'da yapılan  kaçak tütün operasyonunda yüzlerce kilo kaçak tütün ele geçirilirken, 11 şüpheli gözaltına alındı. Duvarların arkasına yapılmış zulalara ve depolardaki yer altına saklanmış kaçak sigaraların bulunması ise polis kameralarına yansıdı.Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Arnavutköy ve Başakşehir'de nargile tütünü üretimi yapıldığı bilgisine ulaştı. Bu bilgi üzerine teknik ve fiziki takip başlatan ekipler,, Arnavutköy ve Başakşehir'de üretilen nargile tütünlerinin orijinal nargile tütünü poşetlerine doldurarak satıldığını belirledi. Poşetlenen ve satışa hazır hale getirilen nargile tütünlerinin, Bayrampaşa, Beykoz, Çekmeköy ve Fatih'teki tütün satılan işyerlerinde ve hediyelik eşyacı süsü verilen dükkanlarda depolandığı ve satıldığı tespit edildi. Öte yandan belirlenen iş yerlerinde kaçak sigara, puro ve tütün de satıldığı belirlendi. Çalışmalarını tamamlayan emniyet ekipleri, belirlenen depo ve işyerlerine 6 Şubat günü eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonu gerçekleştiren Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri,  F.K. (27), H.Ç. (46), M.A. (47), H.K. (50), H.G. (27), A.K. (57) ve A.D. (39) ile Suriye uyruklu C.H. (18), H.H. (37) C.A. (36) ve M.S. (32) isimli şüphelileri yakalayarak gözaltına aldı. Depo ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ise 56 bin 483 paket kaçak sigara, 3 bin 320 kaçak puro, 530 bin gram kaçak nargile tütünü, 55 bin 350 tütün, 13 bin 100 doluma hazır boş nargile poşeti, 55 litre gliserin, 16 tatlandırıcı aroma, 70 kilogram toz şeker, çok sayıda hamur yoğruma makinesi, poşet vakumlama makinesi, hassas terazi, sanayi tipli ocak, plastik leğen, poşet ağzı yapıştırma makinesi ve kompresör ele geçirildi.Yakalanan şüpheliler Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Suriye uyruklu C.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer şüpheliler adli makamlarca serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü-----Kaçak tütünlerin ele geçirilmesi ve yapılan aramalar

============================

7- KORONAVİRÜSÜ OYUNLARINA BÜYÜK İLGİ... YOĞUNLUK NEDENİYLE REZERVASYONLA OYNANIYOR

Haber: Semih ÇALIŞKAN - Feridun AÇIKGÖZ - Can EROK/ İSTANBUL, Çin'deki koronavirüsü salgını sonrası, sanal ortamda virüsü konu alan oyunlara ilginin arttığı görülüyor. Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, ismi 'corona' olan çok fazla oyun olduğunu belirterek, yoğunluk nedeniyle oyunu oynamak isteyenlere sistem tarafından rezervasyon numarası verilmeye başladığını söyledi.Çin'deki koronavirüsü salgını sonrası virüsle ilgili oyunlar sanal ortamda hızla yayılmaya başladı. Özellikle son günlerde ismi 'corona' olan birçok oyun başta Çin olmak üzere pek çok ülkede büyük ilgi görüyor. Uzmanlara göre oyunun bu denli yayılması ve ilgi görmesinin nedeni insanların oyunu bir simülasyon gibi görmesinden kaynaklanıyor. Son dönemde ilginin arttığı bu oyunlara girebilmek için sıra numarası almanız gerekiyor. Çünkü yoğunluk nedeniyle uygulama her oyuncuyu kabul edemiyor. "İNSANLAR SİMÜLASYON GİBİ GÖRÜYORLAR"Koronavirüsüyle ilgili oyunlara ilginin arttığını ifade eden Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, "Ordular tatbikat yaparlar ve kendilerini savaşa hazırlarlar. Yangın için tatbikat yapılır. Herhangi bir yangın durumunda kendimizi koruyabilelim diye. Deprem için tatbikatlar yapılır. Fakat biz bir virüs salgınıyla alakalı tatbikatın nasıl yapıldığını, virüs salgınında insanların nasıl davranması gerektiğini bu yaşanmadığı sürece maalesef bilemiyoruz. Bu da 'corona' isminde oyunların biraz daha talep görmesine neden oldu. Çünkü insanlar bunu simülasyon gibi görüyorlar. Bunu gerçekten merak ediyorlar. Neler oluyor, neler yaşanıyor. Biraz kafalarındaki soru işaretlerini çözebilmek ve anlayabilmek için ağırlıklı olarak bu oyunu indirdiklerini düşünüyorum" şeklinde konuştu. "İSMİ 'CORONA' OLAN ÇOK FAZLA OYUN ÇIKMAYA BAŞLADI" Oyunda kullanıcılar tarafından virüs salgınının yayıldığını belirten Osman Demircan, kullanıcıların sanal tehlikelerle karşı karşıya kalabileceğini de belirtti. Demircan, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Oyunu oynayanlar aslında bir virüs salgınının parçası oluyorlar. Bir yerde salgını başlatıyorlar ve salgın diğer taraflara yayılıyor. Aslında oyunun içerisindeki şu an Çin'in yaşadığından çok farklı bir şey değil. Oyuncuları bekleyen şöyle bir tehlike var. Maalesef bir şey popüler olduğu zaman arkasında tehlikeleri de barındırmaya başlıyor. İsmi corona olan çok fazla oyun çıkmaya başladı. Bu oyunların birçoğunun içerisinde zararlı yazılımlar mevcut. Bu da bilgisayar ve tabletlerin kontrollerinin maalesef kötü niyetli kişilerin eline geçmesine neden olabiliyor. Bir virüsü araştırırken, bir virüsle alakalı oyun oynamak isterken kullandığımız dijital cihazın da virüsle dolmasına neden olabiliriz." OYUN İÇİN REZERVASYON NUMARALARI VERİLİYOR Dünya genelinde bu tür oyunlara ilginin büyük olduğunu ifade eden Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, "Çok ciddi bir ilgi var. Dünya genelinde herkes tarafından talep ediliyor. Çin de dahil. Ağırlık olarak Çin'de talep görüyor. Tüm dünyada ve ülkemizde de ciddi talep görüyor. Hatta üretici firma talepleri çok hızlı karşılayamadığı için rezervasyon numaraları veriyor. Oyunu oynamak isteyenleri 'sizin sıranız gelecek. Geldiği zaman oynayabileceksiniz' mesajıyla karşılıyor " ifadelerini kullandı. Görüntü Dökümü ------------Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan ile röportaj-Oyundan görüntüler-Detay görüntüler

19.02.2020 - 10.35 Haber Kodu : 200219055

==================================

8- "ENGEL TANIMAYAN DİŞLER PROJESİ"YLE DOKTOR, İYİ OLACAK HASTANIN AYAĞINA GİTTİ

Özlem YURTÇU KARABULUT-Hüseyin ÇAKMAK/ İSTANBUL   ÇEKMEKÖY Ağız Diş Sağlığı Merkezi ve Çekmeköy Kaymakamlığı, "Engel Tanımayan Dişler Projesiöyle, zihinsel engelli yüzlerce hasta ve ailesinin yüzünü güldürdü. Engellilerin tek tek evlerine gidilip diş taraması yapıldı, anestezi altında tedavi olması gerekenler hastaneye getirilerek yıllar süren diş sorunlarından kurtarıldı.Çekmeköy Ağız Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) ve Çekmeköy Kaymakamlığı örnek bir proje gerçekleştirerek zihinsel engelli ailelerinin yıllar süren dertlerine derman oluyor. 2,5 ay önce başlatılan "Engel Tanımayan Dişler Projesiö sayesinde zihinsel engeli nedeniyle diş tedavisi alamamış pekçok hastanın evlerinden çıkmadan diş taramaları yapılıyor, anestezi altında tedavi olması gerekenler hastaneye getirilip operasyonları gerçekleştiriliyor ve evlerine gönderiliyor. Çekmeköy ADSM Başhekimi Dt. Meltem İdil Çalış, "Bizim merkezimiz zihinsel engelli ve engelli hastalarımıza hizmet veriyordu zaten. Ancak ilçemizde şunu fark ettik. Özellikle zihinsel engelli hastası olan ailelerin ağız diş sağlığı konusundaki bilinç düzeyi çok düşük. Dolayısıyla bu hastaların ağız sağlığı çok kötü durumda. Bu amaçla hastaların evlerinde diş taraması yapmaya, tedavi için hastaneye geliş gidişlerini de kolaylaştıracak bir proje geliştirmeye karar verdik. Çekmeköy Kaymakamı Sayın Adem Arslan da projemize destek olmak istedi. Böylece Engel Tanımayan Dişler Projesi ortaya çıktı "dedi.

860 EVİ TEK TEK ARADIK, 280'İNE TARAMA İÇİN GİTTİKDiş Hekimi Çalış, kaymakamlığın zihinsel engelli vatandaşların adres ve iletişim bilgilerini sağladığını anlatarak "Biz de 12 kişilik ekibimizle bir tim kurduk ve 860'ın üzerinde evi tek tek aradık. Yaklaşık yarısına ulaşabildik. Çoğu aile tanımadığı numarayı açmadı ya da geri dönüş yapmadı. Bu ailelerden de şu ana kadar yaklaşık 150'si hastalarını tedavi etmemize izin verdi ve taramalarını gerçekleştirdikten sonra hastanede tedavi olması gerekenlerin buraya transferini gerçekleştirdik. Zihinsel engelli bireylerde en büyük problem, iletişime kapalı oldukları için tedavilerini anestezi altında gerçekleştirme zorunluluğu aslında. Aileler genel anestezi altında diş tedavisi yapabilen hastane bulmakta çok güçlük yaşıyor ve bu nedenle yıllarca diş tedavisi alamamış zihinsel engelli bireyler karşımıza çıkıyor. Proje kapsamında 50-60 kadar zihinsel engelli hastaya ayaktan tedavi sağladık. Diğerlerinin de hastaneye yatırılarak diş ameliyatları ve tedavileri gerçekleştiriliyor" diye konuştu.

AİLELERİN HİÇBİR ZAHMETE GİRMESİNE GEREK YOKTelefonlara cevap veren 400'e yakın ailenin sadece 280'inin evlerinde ağız diş taramasını kabul ettiğine işaret eden Dt. Çalış, şu bilgileri vererek vatandaşlara da çağrıda bulundu: "Aileler tedirgin oluyorlar ya da hastalarının durumunu bilmek istemiyorlar. Çünkü zihinsel engelli bireylerin bakımı zaten yeterince zor. Ekstra bir de bunlarla uğraşmak istemeyebiliyor aileler. Oysa bizimle irtibata geçseler, biz hastanın evinden alınıp getirilmesine ve bütün tedavilerinin yapıldıktan sonra tekrar evine götürülmesine kadar her şeyi ile ilgileniyoruz. Hasta ve hasta yakınlarının bütün konforunu sağlıyoruz. Ekstra bir çaba sarf etmelerine gerek kalmıyor. Anestezi altında işlem yapılması gereken hastalarımızı hemen yakınımızdaki Çekmeköy Devlet Hastanesi'nde tedavi ediyoruz. 12 kişilik ekibimiz bu projede çalışıyor ve operasyonlara da bu ekipteki diş hekimi arkadaşlarımız giriyor. Bu proje ile iyi olacak hastanın ayağına gidiyoruz aslında."

20 YILDIR ÇÜRÜK DİŞLERLE YAŞIYORDUMusa Özgenç'in de bu taramalardan ulaştıkları zihinsel engelli hastalardan biri olduğunu anlatan Dt. Meltem İdil Çalış, sözlerini şöyle noktaladı: "50 yaşında doğuştan zihinsel engelli. Yaklaşık 20 yıldır ağzında çürük dişlerle yaşıyormuş. Tedavi ettirememişler zihinsel engelli olduğu için. Hatta dişlerin sadece kökleri kalmış içeride. Hastamızı evinden aldık getirdik. Bugün genel anestezi altında dişleri çekildi ve eriyen dikişler atılarak hastanın konforu en üst düzeyde tutularak tedavisi tamamlandı."

HASTANE HASTANE DOLAŞTIK TEDAVİ ETTİREMEDİKMusa Özgenç'in annesi Elmas Şimşek, oğlunun doğuştan zihinsel engelli olduğunu anlatarak, "Dişleri çok çürüktü. Ağrıyor falan diyemiyordu ama tedavi olması gerekiyordu. Nereye götürsek diye aylarca uğraştık. Normal yürüyemediği için ben çok zorlanıyordum her hastaneye gidişimizde. Elinden tutup yürütsem düşüyor, ben de onunla beraber düşüyordum. Özel hastanelere gittik, biz yapamayız genel anestezi altında yapılması gerekiyor dediler hep. Üniversite hastanelerine gidebilirsiniz dediler. Oralardan da aylarca sıra gelmiyordu. Allah razı olsun bu ekip evimize kadar geldi, baktılar. Ameliyatla dişlerinin alınması gerekiyor dediler ve bu sabah evden alıp hastaneye getirdiler bizi. Ameliyatını oldu şimdi iyi" diye konuştu.

Görüntü Dökümü: -----------------İstanbul Çekmeköy Ağız Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Meltem İdil Çalış röportajı-Hasta Musa Özgenç'in annesi Elmas Şimşek röportajı-Engelli hastanın evden alınma ve hastaneye götürülme görüntüleri-Ameliyathaneden detay görüntüler-Genel ve detay görüntüler


Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2 - Son Dakika


Advertisement