
Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı'nın Balkan Savaşlarının 100. yılı etkinlikleri kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle düzenlenen 'RUMELİSİAD Uluslararası Balkan Ekonomi Zirvesi', Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın katılımıyla başladı.
Balkan savaşlarının 100. yılı etkinlikleri kapsamında 12 Balkan ülkesi arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen 'RUMELİSİAD Uluslararası Balkan Ekonomi Zirvesi' Atatürk Kongre Kültür Merkezi Orhangazi Salonu'ndaki açılış töreni ile başladı.
Zirvenin açılış törenine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kosova Başbakan Yardımcısı Mimoza Kusari Lila, Bursa Valisi Şahabettin Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, AK Parti İl Başkanı Sedat Yalçın, AK Parti milletvekilleri, BTSO Başkanı Celal Sönmez ile Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Makedonya, Romanya, Slovenya, Sırbistan, Kosova, Karadağ ve Yunanistan'ın ekonomiden sorumlu bakanlık temsilcileri katıldı.
Balkanlarla Türkiye arasında köprüyüz
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, dil, din ve etnik farklılıkların fazla olması nedeniyle Balkanlar'ın çok stratejik bir bölge olduğunu söyledi. Balkan coğrafyasının siyasi ve stratejik önemi dolayısıyla tarih boyunca Avrupa devletlerinin çıkar çatışmalarına sahne olduğunu ifade eden Başkan Altepe, 70-80 yıl gibi bir süre soğukluğun yaşandığı kardeş balkan ülkeleriyle Türkiye arasındaki ilişkilerin, son yıllarda sosyal, kültürel ve ticari anlamda önemli gelişmeler kaydettiğini vurguladı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirası koruma ve geleceğe taşıma projelerini Balkan ülkelerinde de uyguladıklarını ifade eden Başkan Altepe, "Gerek Büyükşehir Belediyesi olarak başlattığımız çalışmalar, gerekse hayırsever vatandaşlarımıza öncülük ederek başlattığımız çalışmalar, Balkanlardaki değerlerimizi gün yüzüne çıkaran uygulamalar olmuştur. Bu çalışmalarla, özellikle kardeş şehirlerimizle sosyal kültürel ve ticari alışverişimizi en üst seviyeye taşıma çabasındayız. Bizler yüzyıllarca aynı kültürü yaşamış, aynı kaderi paylaşmışız. Özellikle biz Bursa olarak Balkanlar ile Türkiye arasında önemli bir köprü görevi görüyoruz. Acı, tatlı günlerinde sürekli o bölgedeyiz. Anma törenleri, sünnet şölenleri ve kandil kutlamaları, güreş organizasyonları, at yarışları ile Bursa sürekli balkanlarda varlığı hissettiriyor. Ecdadımızın Bursa'dan gidip, fethettiği topraklara yine Bursa'dan gidip, ecdadımızın bıraktığı tüm eserlere sahip çıkıyoruz. Balkanlarda işadamlarımızın da destekleriyle 24 şantiyemiz var. Bir ay sonra Bulgaristan'da iki eserin açılışını yapacağız. Yine yakın zamanda Kosova ve Makedonya'da 5 eserin açılışını yapacağız.
Geçen yıl Bulgaristan Harmanlı'da baraj patladı ve ilk yardım Bursa'dan gitti. Oradaki devletten önce Bursa ve Türkiye oraya ulaştı. Şu anda bölgedeki en önemli sorun ekonomi. Balkanlarda üretimin artması, ekonominin güçlenmesi konusunda Türkiye, Bursa ve İstanbul büyük bir fırsat. Avrupa topraklarında olan Balkanlarda fırsatların en iyi şekilde değerlendirilmesi hepimizin beklentisi. Bu zirve ile işbirliklerinin gelişmesi, yeni ufukların ortaya konması sağlanacaktır" diye konuştu.
Balkanlardaki istikrarsızlık Türkiye'yi de etkiler
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin Balkanlara yönelik politikasının ortak tarih ve müşterek vizyonla şekillendiğini söyledi. Tarihte dostluklar ve barış anlaşmaları kadar, kan ve gözyaşı da olduğunu dile getiren Arınç, yüzyıllar süren ortak tarihte, Türkiye ile Balkanlar arasındaki kültürlerin bir arada harmanlandığına dikkat çekti. Balkan savaşlarının 100 yılı münasebetiyle 'Balkan savaşlarından Balkan barışına' adı altında yürütülen faaliyetlere dikkat çeken Arınç, Balkanlarda oluşacak bir istikrarsızlığın Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de ekonomik ve siyasi dalgalanmalara neden olacağını ifade etti. Türkiye'de 20 milyona yakın balkan kökenli insanın yaşadığını, yaklaşık 2 milyon kadar Türk'ün de Balkanlar'da yaşamını sürdürdüğünü kaydeden Arınç, "Ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmesi Türkiye için sadece tarihten kaynaklanan eğilim ya da yeni pazarlardan yararlanmayı hedefleyen yaklaşım değil. Balkanlar, geleceğe yön veren politikalarımızın temel taşlarından biridir. Bölgenin toplam nüfusu 70 milyon, 2011 yılında toplam gayri safi milli hasıla ise 762 milyon dolar.
Bölgenin 2011 yılında toplam ihracatı 184 milyar dolar, ithalatı 265 milyar dolar. 2011 yılında bölge ülkelerinin toplam ihracat hacmi 450 milyar dolara yakın. Balkan ülkeleri Avrupa'nın ortasında fırsatlarla dolu pazarlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ticaret hacmimiz her geçen gün gelişmekle birlikte Türkiye'nin dış ticaretinde Balkanların payı düşüktür. 2002 de 2 milyar dolar olan ihracatımız 2011'de 4,5 kat artışla 8,5 milyar dolara ulaştı. 2002'de Balkan ülkelerinden ithalatımız 1,5 milyar dolarken 2011'de 7 kat artışla 10 milyar doları buldu. Bu veriler ışığında 2002'de Balkanların dış ticaretimizdeki payı 3.6 iken yüzde 5'e yükseldi" diye konuştu.
Balkanlar'ın refahtan başka önceliği yok
Başbakan yardımcısı Arınç, hükümetin bölge ile mevcut derin tarihi, kültürel, insanı bağların doğal yansıması olarak başta TİKA olmak üzere Yurtdışında Yaşayan Tükler Başkanlığı'nın Yunus Emre Kültür Merkezleri aracılığıyla kültürel, eğitim ve sosyal işbirliği faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürdüğünü vurguladı. Tüm bu çalışmaların temelinde bölgede barış kuşağı oluşturma çabası yattığını ifade eden Arınç, "2002 yılında ülkemizin yurtdışı kalkınma yardımları 85 milyon dolar iken 2011'de 1 milyar 273 milyon dolara ulaştı. Türkiye olarak her yıl yardım faaliyetleri çerçevesinde balkanlar başta olmak üzere Ortadoğu ve başka ülkelere de yardım yapabiliyoruz. Bu kadar derin tarihi kültürel bağları olan Türkiye'nin Balkanlar'a ilgi duyması kadar doğal bir şey olamaz. Bölgenin refahtan başka hiçbir önceliği yok. Türkiye balkanları barışın, refahın ve güvenin merkezi olarak görmek istiyor. Türkiye acıları, trajedileri geride bırakmış, huzurlu bir Balkanları arzuluyor. Halklarının müreffeh yaşam sürdüğü balkanları özlüyor" dedi.
Bizi birleştiren noktalar, ayıran noktalardan fazla
Kosova Başbakan Yardımcısı Mimoza Kusari Lila da Kosova ölçeğinde bölgede yaşanan ekonomik gelişmeye değindi. Bursa'ya ikinci kez geldiğini hatırlatan Lila, Bursa'daki endüstriyel gelişmeye de övgüler yağdırdı. Türk işadamlarının Kosova'da önemli yatırımlar yaptığını ifade eden Lila, "Serbest ticaret anlaşması ilk kez Türkiye ile yapıldı. Bu tür zirvelerin ticareti artıracağı ve geliştireceğine inanıyorum. Bizi birleştiren noktalar, ayıran noktalardan çok daha fazla. Türkiye'ye geldiğimde kendimi evimde hissediyorum. Türk firmaları da Kosova'ya geldiklerinde kendilerini evlerinde hissedecekler. Kosova gelişti ama bu yetmez daha da ilerlemek zorundayız. Bu Türkiye açısından da çok önemli. Balkanlar'a hoş geldiniz" diye konuştu.
Geleceği birlikte planlıyoruz
Bursa Valisi Şahabettin Harput da Balkan savaşlarından 100 yıl sonra Balkanlar'ın geleceğinin Türkiye ile birlikte planlandığını söyledi. Türkiye ile Balkanlar'ın ortak gelenek ve kültürü paylaştığını dile getiren Harput, "Ufacık bir coğrafyada 12 ülke ve 70 milyon insan yaşıyor. Bu durumun Avrupa ve dünya için ne kadar önem taşıdığını hepimiz biliyoruz. Dünya ekonomik krizle mücadele ederken, Türkiye en hızlı büyüyen ilk 3 ülke arasında yer almasıyla gerçekten dünyada herkesin takdir ettiği bir ülke olmayı hak etti. Türkiye'nin lokomotif kenti olan Bursa'nın tecrübe, vizyon ve tüm zenginliklerinin kardeş ve dost ülkelerle işbirliği noktasında önemi ortadadır" diye konuştu.
Kan ve gözyaşının temel gerekçesi fakirlik
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Celal Sönmez ise Balkan coğrafyada iki asırdır en çok kullanılan kelimelerin kan ve gözyaşı olduğunu belirterek, bunun pek çok nedeni bulunduğunu ancak temel gerekçenin fakirlik olduğunu vurguladı. Balkanların bir türlü kabuğunu kırıp zengin olamadığı için mutsuz olduğunu ifade eden Sönmez, "Balkanlar'a bin küsur kilometre uzaklıktaki Almanya ve Fransa'da kişi başı milli gelir 44 bin dolarken, Bulgaristan'da niye 7 bin dolar, Sırbistan'da niye 6 bin dolar, Bosna'da niye 5 bin dolar, Arnavutluk'ta niye 4 bin dolar, Kosova'da niye 3 bin dolar, durup düşünmemiz lazım. Bundan 100 sene önce bu coğrafya büyük bir kırılma yaşadı. Biz, balkan savaşı ile birlikte, egemen devlet olduğumuz bu topraklardan çekildik. Ama acılar devam etti. Bugün artık Balkanlar'ın savaşla değil, barışla anılmasının zamanı geldi. Ülkemiz nüfusunun 25 milyona yakını balkan göçmenlerinden oluşuyor. Türkiye dahil 12 balkan ülkesinin nüfusu 140 milyon kişiyi aşıyor. Bu rakam, Avrupa Birliği nüfusunun üçte biri kadar. Müthiş bir potansiyelden bahsediyoruz. Geleceğimiz için bugün bir karar vermek zorundayız.
Ya hepimiz tek başımıza küresel ekonomin zorlu yollarında büyük efor sarf ederek yol bulmaya çalışacağız ya da birlikte iş yapıp daha hızlı ve güçlü olacağız. Çin ve Hindistan gibi ucuz iş gücü depolarıyla rekabet şansımız yok. Petrol zengini ülkeler gibi kolay zengin olma lüksümüz yok. Başka ülkeleri sömürge yaparak refah yakalama ayrıcalığımız yok. O halde bu bölgede hızla, katma değeri yüksek, görece rekabet üstünlüğümüzün olduğu alanlara yoğunlaşmamız, enerjimizi verimli kullanmamız ve birbirimizi kollamamız şart. Hepimizin, geride kalan iki yüzyılda yaşadığı acıları unutup 21'inci yüzyılı Balkanlar'ın dönemi yapma sorumluluğumuz var" dedi.
Kardeşlik ve işbirliği günü
RUMELİSİAD Başkanı Mustafa Kırcı, günün kardeşlik, birliktelik ve işbirliği günü oyduğunu vurguladı. İşadamları olarak geçmişi, savaşları, hüzünleri değil yeni yatırımları, istihdam artışlarını ve kardeşliği konuşmak istediklerini ifade eden Kırcı, "Geleceği ekonomik işbirliği üzerine inşa etmek istiyoruz. İşadamları olarak sürekli aktif olarak bölgede yer almak istiyoruz. Uzun yıllar sonra Türkiye Cumhuriyeti önemli bir hedef koydu. Bu bizim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu. 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat önemli bir hedef. Bu hedefe ulaşmak için Bakan ülkeleriyle en az 50 milyar dolar hedef koymamız gerekli" diye konuştu.
Uludağ İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Orhan Gençoğlu da Türkiye'nin 1980'lerden bu yana izlediği ihracat odaklı stratejisi sayesinde endüstriyel ürünlerin toplam ihracattaki payının 2011 yılında yüzde 80'leri aştığını belirterek, Balkan coğrafyasının ihracatta 2023 hedefleri için önem taşıdığını kaydetti.
Açılış töreninin ardından zirveye katkı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Vali Şahabettin Harput UİB Koordinatör Başkanı Orhan Gençoğlu ve konuk bakana günün anısına RUMELİSİAD tarafından kupa hediye edildi.
Son Dakika › Güncel › Balkanlar'a 100 Yıl Sonra Ekonomik Dönüş - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.