"Dersim'de Soykırım Uygulandı" - Son Dakika
Son Dakika Logo
Yerel

"Dersim'de Soykırım Uygulandı"

"Dersim\'de Soykırım Uygulandı"
21.11.2010 01:12

Kışanak, Tunceli'de Yaptığı Konuşmada 1937-38 Olaylarına Değinirken, Dersim'de Soykırım Uygulandığını İleri Sürdü.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Tunceli'de yaptığı konuşmada 1937-38 olaylarına değinirken, Dersim'de soykırım uygulandığını ileri sürdü. Kışanak, Dersim olaylarının lideri Seyit Rıza'nın mezarını anıt yapacaklarını söyledi. Dersim Alevilik İnanç ve Kültür Akademisi Derneği'nin (DAKAD) düzenlediği 'Dersim Katliamı Seyit Rıza ve 1937-38" Paneli, Tunceli'de gerçekleştirildi. Panele BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışarak, DemokratikToplum Kongresi Sözcüsü Cemal Coşkun, araştırmacı yazar Faik Bulut konuşmacı olarak katıldı.

Yazar Faik Bulut, Dersim'e yeni bir kimlik dayatıldığını ileri sürerek, "Bugünlerde Dersim'e yeniden bir kaftan biçme, yeniden elbise dikme, yeniden kimliğini tanımlama dayatılıyor. Tırnak içinde Zaza ve Alevilik adı altında Dersim'i sanki bir cemaatmiş gibi gösterme uğraşı var. Bunu da giderek AKP'lileştirmek, Fettullahlaştırarak yapmaya çalışıyorlar. Bu fikir dayatılıyor. Bu yanlış bir şey" dedi.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, 1937 ve 1938 Dersim olaylarına değinerek, yaşanan katliamda en büyük tahribatı geride kalanların yaşadığını ileri sürdü. Kışanak, şöyle dedi: "Katliamdan geride kalanlara uygulanan beyaz soykırım dediğimiz ciddi bir asimilasyon politikası var. Bunda önemli ölçüde mesafe katettiklerini görmek lazım. Diğer Kürt hareketleri bastırma alanları dışında Dersim'e çok özel bir program uygulandı. Diğer hiçbir Kürt isyanında görmediğimiz çok özel bir program Dersim'de uygulanmıştır. Dersimlileri kendi dilinden, kültüründen, kimliğinden koparan bir anlayışı yerleştirme konusunda önemli bir yol katettiklerini görüyoruz. Şark ıslahat planı içinde Kürdistan'da yatılı bölge okullarının kurulması, Kürtçe konuşanlara ceza verilmesi, göçmenlerin bu bölgeye yerleştirilmesi, bölgenin ileri gelenlerinin batıya sürülmesi uygulanmıştır ama Dersim'de bu çok büyük oranlarda hayata geçirilmiştir. Bir de diğer isyan bölgelerinde yaşanmayan bir şey burada çok vahim bir şekilde uygulanmıştır ki, Dersim'de yaşanana soykırım dememiz için yeterlidir. Geriye kalan çocukların Batı'daki ailelere besleme ya da evlatlık olarak verilmesi, kendi kökenlerinden tamamen koparılması, tamamen bir soykırım uygulamasıdır. Dersim'in kayıp kızları diye kamuoyu gündemine gelen Dersim katliamının en travmatik boyutudur. Bu beyaz soykırımın, kültürel soykırımın en temel göstergelerinden birisidir"

Kışanak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kürt sorunu konusunda yeni politik bir program hazırladığını iddia etti. Kışanak, şöyle dedi: "Bu öyle bilinmeyen, el yordamıyla gidilmek istenen yol filan değil. Türkiye Cumhuriyeti gibi köklü bir devlet bu kadar büyük bir sorunla el yordamıyla baş etmeye kalkmaz. Mutlaka bir politik programı var. Bu politik programın kamuoyundaki tartışmalar boyutuyla birkaç temel taşına işaret edebiliriz. Birincisi bireysel haklar olabilir ama asla grup hakları olamaz diyorlar. Bu Kürt halkına yoksun demektir. O zaman inkar siyasetinden nereye kadar vazgeçilmiş bu bir tartışma konusu. Grup haklarını vermek istemeyen, bunu kırmızı çizgi olarak önüne koyan bir politik programla karşı karşıyayız. Bu program Kürtleri yine bir halk olarak kabul etmeyen bir çizgi. Bu politik program içerisinde yeni dönemin sosyal, ekonomik ve kültürel alanda yeni planlar içerisinde olduğunu görüyoruz. Demek ki beyaz soykırım dediğimiz sosyal, kültürel, siyasal soykırım diyebileceğimiz politikanın farklı araç ve yöntemlerin yeniden güncellenmek istendiğine dair ipuçları veriyor. Kürtlere yönelik bu genel programın içinde Dersim'in çok özel bir yeri var. Bütün bir Dersim halkının bu yeni dönemin şifrelerini, kodlarını iyi çözmesi, Dersim'e özgü planın, programın içerisinde Dersim halkına ne reva görülüyor, bunu çok iyi irdelemesi ve tartışması gerekiyor"

Kışanak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Dersim katliamının politik malzeme yapılmasına, politik piyasanın bir metası haline getirilmesine karşı ciddi mücadele etmemiz gerekiyor. Bizim yaşadığımız acılar üzerinden, bizim yaşadığımız katliam üzerinden bugün birileri politik menfaat devşirmek için bunu politik piyasanın bir argümanı, metası haline getirmeye çalışıyor. Çok açık net ortada yapılabilecekler var. Seyit Rıza'nın mezarı nerede' Arkadaşlarının mezarı nerede' Dersim'in yetimlerini kimlere verdiniz bunların kayıtlarını nerede tuttunuz niye açıklamıyorsunuz' Dersim'in adını niye geri vermiyorsunuz' Devlet arşivlerini niye açmıyorsunuz' Bu sorulara cevap vermeyen pratik olarak bunun gereğini yapmayan hiç kimsenin Dersim katliamı üzerinden politika yapmaya hakkı yoktur. Bugün devleti yönetenler, devletin bütün kurumlarına, bütün arşivlerine, bütün bilgilerine sahip olan iktidar bile bizim yaşadığımız acılar üzerinden kendisine politika yapıyor. Eğer bugün dünya genelinde Türkiye'de de Dersim katliamı politik olarak ciddi şekilde tartışılır aşamaya gelmişse halkın mücadelesi ve direnişi sayesinde olmuştur. Bu halkın direnişi ve mücadelesi sayesinde ben inanıyorum ki bir gün o arşivler de açılacak, Dersim adı iade edilecek, yetimlerin kime verildiği ortaya çıkacak, Seyit Rıza'nın mezarına biz bir anıt yapacağız"

Kaynak: DHA

Son Dakika Yerel 'Dersim'de Soykırım Uygulandı' - Son Dakika


Advertisement