Bir Cuma gününe daha gelmenin sevinci ve heyecanı ile Cuma namazı vakti için hazırlıklara başlandı. İslam aleminin haftalık bayramı olan Cuma gününde, Müslümanlar camileri dolduracak ve hatta birçok yerde sokaklara taşacak. Diyanet tarafından hazırlanan 10 Ocak Cuma hutbesi konusu Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlendi. Peki, Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır, kime farzdır, sünnetleri nelerdir? Abdest nasıl alınır? Cuma hutbesi metni ve Cuma namazı hakkında merak edilenler haberimizde.
Cuma günü camide öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır. Cuma namazı dört rekat ilk sünnet, iki rekat farz ve dört rekat son sünnet olmak üzere on rekattır. Önce ilk sünnet tıpkı öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sünnetin ardından imam-hatip minbere çıkarak oturur. Müezzin, iç ezanı okur. Ezandan sonra imam-hatip kalkarak iki kısımdan oluşan hutbeyi okur. Hutbede cemaati dini konularda bilgilendirici ve yönlendirici konuşma yapar.
Hutbe okunduktan sonra imam-hatip minberden inerek cemaatin önüne geçer ve cemaate iki rekat Cuma namazı kıldırır. İmam-hatip, Cuma namazının farzına ve cemaate imam olmaya, cemaat de Cuma namazına niyet eder. Tıpkı cemaatle kılınan sabah namazı gibi iki rekat Cumanın farzı kılınır. Cuma namazında imam-hatip, Fatiha ve zamm-ı sûreyi sesli olarak okur.
Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, cumanın son sünneti kılınır. Bu sünnet, öğlenin ilk sünneti gibi kılınır. Böylece Cuma namazı tamamlanmış olur.
Şu şartları taşıyan kişiye Cuma namazı kılmak farz olur:
1. Müslüman olmak,
2. Akıllı olmalı,
3. Ergenlik çağına gelmiş olmak,
4. Erkek olmak,
5. Hür ve serbest olmak,
6. Mukim olmak (misafir olmamak),
7. Sağlıklı olmak,
8. Kör olmamak,
9. Ayakları sağlam olmak.
Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı tarafında abdest nasıl alınır şöyle anlatılmış; Niyet ve besmele ile abdeste başlanıp önce eller bileklere kadar ve parmak araları da hilallenerek/ovuşturularak üç defa yıkanır. Varsa deri üzerindeki hamur, boya, sakız gibi maddeler temizlenir. Parmaktaki yüzük oynatılır. Misvak veya diş fırçası ile, bunlar yoksa sağ elin parmaklarıyla dişler temizlenir. Sağ el ile üç defa ağza, üç defa da burna su verilir. Üç kere yüz yıkanır. Sonra dirsekle birlikte sağ kol üç defa, sonra aynı şekilde sol kol üç defa yıkanır. Sağ el ıslatılarak avuç ve parmakların içiyle başın üstü bir defa mesh edilir. Bu şekilde başın dörtte birini mesh etmek yeterli ise de iki elle başın tamamının mesh edilmesi Malikî mezhebine göre farz, diğer mezheplere göre sünnettir. Eller yine ıslatılarak başparmakla kulağın dışı, şehadet parmağı veya serçe parmakla içi mesh edildikten sonra her iki elin arkasıyla boyun mesh edilir. Önce sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlanarak topuk ve aşık kemikleri de dâhil olmak üzere yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına özen gösterilir.
Diyanet'in sitesinde yayımlanan 3 Ocak Cuma Hutbesi metni şu şekilde:
PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN DUALAR
Muhterem Müslümanlar!
Fani dünya hayatında, gün gelir nimete nail olur,
şükrederiz; gün gelir sıkıntıyla karşılaşır, sabrederiz.
Başarı ve mutluluğu olduğu gibi, keder ve meşakkati de
mümince karşılamaya gayret gösteririz. Bizler her
durumda imanımızı ve tevekkülümüzü artıran,
hayatımıza umut ve direnme gücü katan, eşsiz bir
nimete sahibiz. İşte o nimet, ibadetlerin özü olan
"dua"dır.
Dua, Allah'a içtenlikle yalvarıp yakarışımızdır.
O'nun eşsiz kudreti karşısında zayıflığımızı
itirafımızdır. O'nun lütfuna ve affına sığınma
çabamızdır. O'na kulluğumuzu arz edip, O'ndan yardım
istemektir.
Kıymetli Müminler!
Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede
Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: "Kullarım, beni sana
sorarlarsa, bilsinler ki, ben onlara çok yakınım.
Bana dua edince, dua edenin duasına karşılık
veririm. Şu halde kullarım benim davetime uysunlar
ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulsunlar."
Allah Teâlâ'nın bir ismi de "el-Mücîb" yani
"dualara icabet eden"dir. Bize bizden daha yakın olan
Rabbimiz, gizli ya da açık bütün dualarımızı işiten,
bilen ve kabul edendir.
Değerli Müslümanlar!
Her davranışında Rabbine karşı duyduğu sevgi ve
sadakate şahit olduğumuz Allah Resûlü (s.a.s), dilinden
duayı eksik etmezdi. Gece gündüz, kalabalıkta ve
yalnızken, sevincinde, korkusunda, hüznünde, ahireti
düşündüğünde, evinde, minberde, yolculukta, velhasıl
her an ve her mekânda dua ederdi. Hayatı duayla ilmek
ilmek işlerdi. Bizlere nasıl dua edeceğimizi de o
öğretmişti.
Sabah olur, gün başlar, Peygamber Efendimiz
şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Senin kudretinle sabaha
çıktık, senin kudretinle akşama gireriz. Senin
kudretinle yaşar, senin kudretinle ölürüz. En son
dönüşümüz de ancak sanadır."
Gün boyunca, her işinde Allah'ın rızasını gözeten
Resûl-i Ekrem (s.a.s), daima O'na dayanır, güvenir ve
"Allah'ım! Bana hayırlısını ver ve benim için en
hayırlısını seç." diye dua ederdi.
"Allah'ım! Bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik
ver. Bizi cehennem azabından koru!"
şeklinde
niyazda bulunurdu.
Nihayet akşam olur, gün sona erer,
Peygamberimiz geceyi şu duayla karşılardı: "Ya
Rabbi! Bu gecede olanların ve sonrasında
olacakların hayrını senden dilerim. Bu gecede
olanların ve daha sonrasında olacakların şerrinden
de sana sığınırım." Resûl-i Zişan Efendimiz, yatacağı
zaman ise şöyle dua ederdi: "Sığınacak yeri ve
ihtiyacını giderecek kimsesi olmayan niceleri
varken; bizi yediren, içiren, ihtiyaçlarımızı gideren
ve bizi barındıran Allah'a hamdolsun."
Aziz Müminler!
Dua, dertlere deva bulmak, her türlü kötülükten
korunmak, görünür-görünmez musibetlerden uzak
olmak için kulun Rabbine ilticasıdır. Nitekim
Peygamber Efendimiz Rabbine şöyle sığınırdı:
"Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, cimrilikten,
korkaklıktan, ihtiyarlıktan ve kabir azabından sana
sığınırım. Allah'ım! Nefsime takvayı nasip et ve onu
arındır; onu en iyi arındıracak olan sensin. Onun
dostu ve velisi sensin. Allah'ım! Huşû duymayan
kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden
ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım."
Muhterem Müslümanlar!
Bir mümin, dualarının kabul olmadığı düşüncesine
asla kapılmamalıdır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s), bir
hadisinde şöyle buyurur: "Sizden biriniz, 'dua ettim
de duam karşılık görmedi' deyip acele etmediği
müddetçe duası karşılık bulur."
Zira Yüce
Rabbimiz, bazen dualarımız vesilesiyle bizi sayısız
nimetlere erdirir. Bazen de üzerimizdeki bir musibeti
kaldırır. Kimi zaman günahlarımızı affeder. Kimi
zaman da istediğimizden daha hayırlısını bize ihsan
eder.
O halde, Rabbimize yürekten ettiğimiz duaların
mutlaka karşılık bulacağına inanalım. Duayla gelen
bereketten, huzurdan, güvenden mahrum kalmayalım.
Kendimize olduğu kadar, ailemize, sevdiklerimize,
mümin kardeşlerimize, mazlumlara dua etmeyi
unutmayalım. Anne babamızın, hastaların, yaşlıların ve
muhtaçların duasını almaya gayret edelim.
Hutbemi Peygamberimizin bir duasıyla
bitiriyorum:
"Allah'ım, senden hidayet, takva, iffet ve gönül
zenginliği istiyorum."
Son Dakika › Soğuk Haber › Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? 10 Ocak hutbesi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.