
Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, IMF ile bir anlaşma yapmayı istediklerini belirterek, ''Getireceği paradan daha ziyade bunun bir akreditasyon rolü olacağı içindir. Dolayısıyla, kendi şartlarımızla uyuştuğu takdirde böyle bir anlaşma yapmayı arzuluyoruz'' dedi.
Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada şöyle devam etti:
''İşin bu kadar uzun sürmesinin sebebi de kendi şartlarımızla ilgili hususların iyi müzakere edilmesi ve Türkiye'nin bu manada böyle bir anlaşma yapılırken, azami karlı çıkması içindir. Müzakere yapılıyor. Ümit ederiz ki kısa sürede neticelenir ama bugün bu konuyu bu şekilde konuşma söz konusu olmadı.''
Toplantıda Türkiye-AB ilişkilerini bir defa daha gözden geçirildiğini söyleyen Çiçek, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyeliğinin hem Türkiye'nin hem de Avrupa'nın yararına olduğuna inandıklarını ifade ederek, ''Bu konudaki kanaatimizde, kararlılığımızda en ufak bir değişiklik, şüphe, tereddüt yok. Onun için 2010 yılında da bu kararlılığımızı sürdürmeye devam edeceğiz'' diye konuştu.
Çiçek, sözlerine şöyle devam etti:
''Dolayısıyla bugün bunun bir hükümet direktifi olarak ilgili kurumlarımız tarafından da algılanması gerekmektedir. Zaten Sayın Bakanlara da bu talimat bugün Bakanlar Kurulunda verilmiştir. Bu yöndeki çabaları daha da hızlandıracağız. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili somut bazı adımları birlikte gözlemleme imkanımız olacaktır. Dolayısıyla bugün AB meselesi bizim bugün öncelikli gündem maddelerimiz arasında bulunmaktadır.''
''Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanun Tasarısı''nın üzerinde epey çalışıldığını belirten Çiçek, ''Son bir defa daha ilgili tarafların bu konudaki görüşleri yazılı olarak alınmak kaydıyla bunu kısa sürede Bakanlar Kurulu'na getirip TBMM'de yasalaşmasını arzu ediyoruz'' dedi.
Çiçek, ''Demokratik açılım çerçevesinde ocak ayı itibariyle bir çok yasanın Meclis'e geleceğini daha önce değerlendirmiştiniz. Hangi yasalar TBMM gündemine öncelikli gelecek, bugün için bir yasa var mı, takvimi nasıl hızlandıracaksınız?'' sorusuna, şu karşılığı verdi:
''Demokratik açılım meselesi, Türkiye'nin son zamanda gündeme getirdiği bir konu değil, geçmişte de açıklamıştık. Türkiye belli bir süreden beri demokratik standartlarını yükseltmek için birçok yasalar düzenlemeler yaptı. Bunlar bazen paketler halinde geldi. Uyum paketleri halinde 6 tane bizim dönemimizde çıktı. Ayrıca, münferit yasalarda düzenlemeler yapıldı. Yine bir kısım kurumsallaşmalar yapıldı. Dolayısıyla bu devam eden bir süreçtir...Herkesin bilmesi gereken şey şu ki, bu açılımlar, Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltmesiyle alakalıdır, Türkiye bunu zaten belli bir süreden beri sürdürüyor.''
Cemil Çiçek, emeklilere yapılacak zam oranıyla ilgili bir soru üzerine, bunun için bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunun, bunun da Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını belirterek, Başbakan Erdoğan'ın yarın yapılacak AK Parti TBMM Grup toplantısında konuya temas edeceğini kaydetti.
''TEKEL işçilerinin eylemi konusunda hükümetin geri adım atması söz konusu olabilir mi?'' sorusuna ise Çiçek, şu yanıtı verdi:
''Bu, TEKEL ile ilgili açıkça ifade edeyim, bu kararlar bizden önceki hükümet döneminde alındı. Şeker fabrikalarının, TEKEL iş yerlerinin özelleştirilmesiyle ilgili kararlar, bizden evvelki hükümet döneminde alındı. Rahmetli Sayın Ecevit'in başbakanlığı döneminde alındı. Bunlar, belli bir süre tehir edildi, 2 sene istendi. Bu süre verildi. Netice itibarıyla bu ayın sonuna kadar ihbar ve kıdem tazminatları da verildi, bu işçi kardeşlerimize... Eğer müracaat etmeleri halinde ki ay sonuna kadar da uzatıldı, denildi ki 'bunları bir kolaylık daha getirelim'. Nedir o; 10 ay yerine, 11 ay olsun. İkincisi burada çalışan, TEKEL'de çalışıp şimdi bu durumda olanların tahsil derecelerine göre de bir ücret artışı getirelim. Bu da açıklandı. Biz bu kolaylıkları getirdik, getiriyoruz... Ama bunun üzerinden siyaset yapan kesimler var. bu konuyu istismar edenler var. onu da kamuoyu yakından biliyor. Biz halen bu sözlerimizin arkasındayız, böyle bir kolaylığı oradaki işçilerimize sağlamaya hazırız.''
Çiçek, yeni yılda Kıbrıs meselesinin seyrinin nasıl olacağına ilişkin soruyu yanıtlarken, ''Eğer o plan kabul edilmiş olsaydı, bugün böyle bir sorun olmayacaktı. çözümü isteyen Türk tarafı oldu, Türkiye oldu. Çözümü reddeden de Rum tarafı oldu'' diyen Çiçek, şöyle devam etti:
''Burada sıkıntı AB'nin kendi iç problemlerini çözmemiş olan bir ülkeyi içlerine üye olarak almış olmasıdır, birincisi budur. İkincisi, 24 Nisan 2004'de yapılan referandumdan iki gün sonra AB'nin yaptığı açıklama var. O açıklamanın arkasında AB durmadı, verdiği sözde durmadı. Eğer ahde vefa AB'nin değerleri arasında yer alıyorsa sözünde durmayan AB'dir. Türk tarafı durdu, Türkiye durdu. Türkiye, halen çözümü en çok arzu eden ülkedir. KKTC çözümü en çok arzu eden taraftır. İyiniyetle bu müzakereler sürdürülüyor. Umut ederiz ki, o parametreler çerçevesinde bir çözüme Kıbrıs meselesi kavuşmuş olsun. Biz bu noktadaki çabamızı, iyi niyetimizi açıkça sürdürüyoruz ama çözüm tek taraflı olmaz, bizim çabamız, gayretimiz tek taraflı bu sorunu çözmeye yetmez. En başta AB dahil olmak üzere herkesin Rum tarafı üzerinde gerekli tesiri icra etmeleri gerekmektedir. Türkiye daha evvel BM parametrelerinin gerisine gidecek bir çözümü kabul etmeyeceğini açıkça ifade etmiştir. Ama biz çabalarımızı sonuna kadar iyi niyetle sürdürmeye devam edeceğiz.''
Son Dakika › Politika › 'IMF ile Müzakere Yapılıyor' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.