
GİRESUN'un Piraziz ilçesindeki BAU Farm çiftliğinde kadınlar, fındık ve çileğin tarladan paketlemeye uzanan üretim sürecinin her aşamasında aktif rol alarak hem tarımsal üretime hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Türkiye'nin dört bir yanında kadın emeğini görünür kılarken Karadeniz'de üretimin yükünü omuzlayan kadınlar da dikkat çekiyor. Giresun'un Piraziz ilçesinde, BAU Global Başkanı Enver Yücel'in öncülüğünde faaliyet gösteren BAU Farm çiftliğinde kadınlar, üretim sürecinin her aşamasında aktif görev alıyor.
Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalar gün batımına kadar sürerken, çiftlikte çalışan kadınlar hem üretime katkı sağlıyor hem de ekonomik hayatta güçlü bir yer ediniyor. Bölgenin simge ürünleri arasında yer alan fındık ve çileğin yetiştirilmesinden hasadına, ayıklanmasından paketlenmesine kadar pek çok aşamada görev alan kadınlar, Karadeniz'de tarımsal üretimin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.
'ÜRETİMDE YER ALMAK EN BÜYÜK REHABİLİTASYON OLDU'
BAU Farm çiftliğinde çalışan kadınlardan, beş yıl önce dördüncü evre meme kanseri teşhisi alan ve zorlu bir tedavi sürecinden geçen Binnaz Güler, iyileşme sürecini üretim sahasına da taşıdı. Doktorların 'ağır iş yapamazsın' uyarılarına rağmen, fiziksel sınırlarını koruyarak üretime dahil olduğunu söyleyen Güler, Piraziz'de toprakla kurduğu bağ sayesinde çilek yetiştiriciliği yaparak hayata yeniden kök saldığını ifade etti. Üretimin kendisi için en büyük rehabilitasyon olduğunu vurgulayan Güler, yaşadığı dönüşümü şu sözlerle ifade etti:
"Psikoloğa da gittim ama içindeki hastalığı silip atamıyorsun. Bir gün kendime 'kalk ayağa' dedim ve üretmeye başladım. Kesinlikle 'hastayım' diye hayata küsmeyin; yaşama sevinciniz olduktan sonra her şeyin üstesinden gelirsiniz. Yetiştirdiğim çileklerin tadına bakıldıkça kendimle gurur duyuyorum, 'Ben bunu yaptım, başardım' diyorum. Mutlu oluyorum, yaşamayı seviyorum. Kadınlar evden çıksınlar, mücadele etmeye başlasınlar. Çünkü çalıştıkça mutlu oluyorsun, kötü düşüncelere enerjin kalmıyor. 8 Mart bizlerin, kadınların günüdür. Bir Cumhuriyet kadını olarak kendimle gurur duyuyorum."
'ÜRÜNLERİMİZ DÜNYA SOFRALARINDA'
Çalışma hayatında iki çocukla zorlanacağı yönündeki önyargılara rağmen geri adım atmadığını anlatan Fatma Yıldırım ise 10 yıldır üretimin her aşamasında aktif rol aldığını dile getirdi. Çalışma hayatının kendisine kattığı özgüveni ve ürünlerin dünya pazarına açılmasından duyduğu gururu Yıldırım, şu sözlerle anlatıyor:
"İyi ki kimseyi dinlemedim, iyi ki çalışıyorum. Kendi paramı kazanıyorum. Hiç tanımadığım insanların sofrasında, benim hazırladığım paketlerin ve ürünlerin yer alması bana büyük bir gurur veriyor. Yurt dışına ve Türkiye geneline gönderdiğimiz ürünlerle evlere misafir oluyoruz. Müşteriler memnun kalıp tekrar sipariş verdiğinde yaptığımız işin değerini daha iyi anlıyoruz. Biz kadınların başaramayacağı hiçbir şey yok, her işin üstesinden gelebiliriz. 8 Mart benim günüm, tüm emekçi kadınların günü. Sevgiyle selamlıyorum, günümüz kutlu olsun."
'KADIN ELİNİN DEĞMESİ FINDIĞA AYRI BİR ANLAM KATIYOR'
Hasat sonrası fabrikaya ulaşan fındığın ayrıştırılmasından paketlenmesine kadar her aşamada kadın emeğinin belirleyici rol oynadığı tesiste fındığın işlenmesinde görev alan iki çocuk annesi Gülay Limci de üretimde yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hazırladıkları ürünlerin yurt içi ve yurt dışında hiç tanımadığı insanların sofrasına ulaşmasının kendisi için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu söyleyen Limci, emeğinin karşılığını bu şekilde görmenin çalışma şevkini artırdığını belirtti. Limci, "Fındık demek herkes için kuruyemiş demek. Ama benim için emek, çaba ve gelecek demek. Kadın elinin değmesi fındığa apayrı bir anlam katıyor" diyerek tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutladı.
'KADIN ÜRETİRSE DÜNYA DEĞİŞİR'
Çiftliğin yöneticisi, Gıda Mühendisi Elif Terzioğlu ise üretimi sadece teknik bir süreç değil, toplumsal bir dönüşüm olarak değerlendirdi. Kendisinin de üretimin içinden geldiğini belirten Terzioğlu, tesiste aktif çalışan 13 kadın ile birlikte kadın emeğinin görünür kılınmasına büyük önem verdiklerini söyledi. Terzioğlu, yürütülen çalışmaları şu sözlerle aktardı:
"Burası sadece ürün yetiştiren bir yer değil, kadınların güçlendiği ve emeğin görünür olduğu bir alan. Burayı asıl güçlü kılan şey sadece üretim değil, kadınlar arasındaki dayanışma ve birlik duygusudur. Birimizin işi, diğerinin işi gibi sahipleniliyor. Hasatta, ekimde, üretimde, zor günde hep yan yana omuz omuzayız. Kadın üretime girdiğinde sadece kazanç artmaz. Ev değişir, aile değişir, bölge değişir. Kadın üretirse kalkınma hızlanır. Aslında yaptığımız işin hayata dokunan çok güçlü bir tarafı var. Kadın emeği üretime dahil olduğunda sadece tarım değil hayatın dengesi de güçleniyor. Bu yüzden 'kadın eli' diyoruz. Çünkü kadın eli değdiğinde üretim sadece artmaz, değer kazanır."
8 Mart'ta kadın emeğinin, üretme gücünün ve dayanışmanın daha çok hissedildiğini ifade eden Terzioğlu, "Bir kadın üretirse sadece hayatı değişmez; ailesi değişir, bulunduğu yer değişir, hatta dünya değişir. Toprağa dokunan, üreten, dönüştüren, varlığıyla hayatı güzelleştiren tüm kadınlara içtenlikle sarılıyorum. Kadın emeğinin gücü, geleceğin en güçlü dönüşümüdür. 8 Mart, bu emeği görünür kılan bir gündür. Kutlu olsun" diye konuştu.
Son Dakika › Güncel › Kadınlar Tarımda Güçleniyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?