İBB davasında 6. gün! İtirafçı, "Vali Gül" iddiasından 180 derece döndü - Son Dakika
Son Dakika Logo

İBB davasında 6. gün! İtirafçı, "Vali Gül" iddiasından 180 derece döndü

17.03.2026 10:52

Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin yıl hapis istemiyle yargılandığı İBB davasının altıncı celsesi başladı. Duruşmada savunma yapan itirafçı sanık Ümit Polat, "psikolojisinin bozulduğunu" belirterek ifadesinde düzeltme yaptı. Polat, "Bana 'Vali (İstanbul Valisi Davut Gül) yalanladı' dendi. Ben valiye saygısızlık yapmak istemem. Akrabası değil, akrabasının arkadaşı çalışıyor" ifadelerini kullandı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

TUTUKLU SANIKLARIN BİRİNCİ DERECEDEN BİRER YAKINLARI ALINIYOR

Bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları da duruşmaya geldi. Duruşmaya, tutuklu sanıkların sadece birinci dereceden birer yakını izleyici olarak alınırken, tutuksuz sanıkların yakınlarının salona girişine izin verilmedi.

CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da duruşmada hazır bulundu. Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Duruşma, İBB iştirak şirketi Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

"PSİKOLOJİM ALTÜST OLDU"

Ümit Polat geçen duruşmadaki savunmasına ilişkin düzeltme yaptı. Polat şu ifadeleri kullandı: 

"Ben sıkıntılı bir tutukluluk süreci geçirdim, psikolojim altüst oldu. Aylarca yerde yattım, aylarca sıkıntılı bir süreç geçirdim. Antidepresan kullanmaya başladım. Geçen günkü savunmamda kendimi tam ifade edemedim. Daha önce böyle bir topluluğa karşı hiç konuşmadım. Buradaki baskı beni çökertti. Algım kayboldu, bazı şeyleri atladım. Düzeltme yapmak istiyorum.

"VALİNİN AKRABASI DEĞİL, ARKADAŞI ÇALIŞIYOR"

‘Vali yalanladı’ dendi. Ben Valiye saygısızlık yapmak istemem, yanlış bir şey olduysa özür dilerim. Akrabası değil, akrabasının arkadaşı çalışıyor. İlk ifadeye avukatsız ve etkin pişmanlık talebim olmadan gittim. Üçüncü ifademde etkin pişmanlık ifademden yararlanmak istedim. Sayıştay hususu ile ilgili de ‘denetim geçirdiniz mi?’ diye soruldu. Sayıştay geldiğinde bitmiş dosyaları inceler. Paranın teslim edilmesi ile ilgili hiç 'gördüm' gibi bir ifadem olmadı."

Ümit Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir ise, "Adaletin tecelli edeceğinden şüphem yok. Ümit Polat’ı susturmaya çalışsanız da diğer insanların susmayacağını düşünüyorum. Biz bu yapının içinde olsaydık satın alma müdürlüğüne devam ederdik, belki de daha iyi görevlerde olurduk. Ümit Polat mağdur. Biz grafiğin muhatabı değiliz. Sorulması gereken kişi müvekkilim değil" dedi.

ÜMİT POLAT ÖNCEKİ SAVUNMASINDA NE DEMİŞTİ?

Sanık Ümit Polat, "İstanbul Valisi Davut Gül, bana kuzeni olan Ağaç AŞ personeli aracılığıyla ‘Ses çıkarmasın, beklesin, zaten bir şeyler olacak yakında’ dedi. Bir yandan da 25 yıldır hizmet verdiğim kurumu düşünüyordum. Savcılığa gitmeyi de düşündüm ama kendi kurumumu şikayet etmek kolay bir karar değildi. Derken 19 Mart’ta Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan süreçte olaylar bambaşka bir noktaya gitti. Genel müdürün söyledikleri, Ertan Bey ve başka kişilerin bu işin içinde olduğu gibi şeyler konuşulmaya başlandı. O zamana kadar hep ‘Herhalde yukarıda biri bunu koruyor’ diye düşünüyordum. Daha sonra tutuklamalar başladı. Genel müdürler ve şirket yöneticileri gözaltına alındı. O süreçte ben de herhangi bir yakalama kararı olmamasına rağmen kendi isteğimle gidip ifade vermeye karar verdim" ifadelerini kullanmıştı.

VALİ GÜL'DEN JET YANIT

İstanbul Valisi Davut Gül, duruşma sürerken sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İBB veya İBB iştiraklerinde çalışan yakın ya da uzak hiçbir akrabam yoktur" paylaşımını yaptı. 

"KİMSEYLE PARA ALIŞVERİŞİ YAPMADIM"

Ümit Polat'ın savunmasının ardından duruşmada yaşananlar şu şekilde:

Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Fatih Yağcı ise, "Ben para alışverişini ne gördüm ne duydum. Bana teslim edilen para veya benzer bir şey de yok, bununla alakalı beyan da yok. HTS eşleşmesi de tamamen fiziki koşullardan kaynaklanıyor. Benim ofisim misafir bekleme salonuyla yan yana, yani gelen misafirle 10 metre mesafe var. Her gelenin benimle HTS vermesi normal. Eylem 122’de geçen rüşvet paralarını teslim alarak rüşvete aracılık ettiğim söyleniyor ama ben kimseyle para alışverişi yapmadım. 8 aydır tutukluyum. Eşimden ayrılmak zorunda kaldım ve 21 sene çalıştığım şirketimde ismim lekendi. Kimsenin benimle ilgili kötü bir yorum yapacağını düşünmüyorum, suçsuzum" şeklinde konuştu.

"TÜM İFADELER TAHMİNE YORUMA DAYALI"

Tutuklu sanık iş insanı Ali Üner, "Benim iddianameden anladığım şu, savcı 'Dosyada itirafçı olan iş adamları rüşvet vermişse, Ali Üner de rüşvet vermiştir' şeklinde bir değerlendirme yapmaktadır. Devamında ise 'Ali Ünlüer'in rüşvet verdiğini ispat edemedik; ancak rüşvet anlaşması yaptığı sabittir' denilmektedir. Öncelikle açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim ki ben kimseye rüşvet vermedim ve bu yönde bir anlaşma yapmadım. Suçsuzum. Dosyada benimle ilgili bulunan toplam 4 kişi var. Bunlar gizli tanık Gürgen ile sanıklar Ümit Polat, Murat Or, Adem Yavuz isimli kişilerdir. Bu kişilerin hiçbirinin benim rüşvet verdiğime ya da rüşvet anlaşması yaptığıma somut, doğrudan ve kesin beyanı yoktur. Tüm ifadeler tahmine, yoruma ve duyuma dayalıdır. Gizli tanık Gürgen, 'Hatırladığım kadarıyla listede Aliler vardı, ancak para alınıp alınmadığını bilmiyorum' demektedir. Ümit Polat, 'Ben para alışveriş süreçlerinde hiçbir zaman yer almadım, bu firma sahiplerinden para alınıp alınmadığını bilmiyorum' demektedir. Murat Or, 'Avrupa yakasından Ali Üner isimli şahsın firmasının önceliklendirildiğini duydum' demektedir. Adem Yavuz ise 'İlknur isimli şahıs daha önceden Üner İnşaat'ta çalışırdı. Ağaç A.Ş.'de göreve başladıktan sonra Ali Üner oradan birçok iş almaya başladı' demektedir. Sayın Başkanım, görüldüğü üzere hiçbir tanık 'Rüşvet verdi', 'Para teslim etti', 'Rüşvet anlaşmasına şahit oldum' şeklinde somut bir beyanda bulunmamıştır. 'Duydum' gibi tamamen varsayım ifadeler kullanmıştır. Adem Yavuz'u hayatımda hiç görmedim, tanımıyorum. Ayrıca Ümit Polat ifadesinde Ali Sukas'ın benden para talep ettiğini ve bu durumu kendisine benim anlattığımı söylemektedir. Bu iddia tamamen gerçek dışıdır. Ben hiçbir zaman Ümit Polat'a 'Ali Sukas benden para istedi' şeklinde bir beyanda bulunmadım. Yalan söylüyor. Kaldı ki ben Ali Sukas ile böyle bir anlaşma yapmış olsaydım, bunu neden gidip Ümit Polat'a anlatayım. Bu hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben Ümit Polat'ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma amacıyla böyle bir şey söylediğini düşünüyorum" dedi.

"SAVUNMAMI ONA GÖRE YAPMAK İSTİYORUM"

Tutuklu sanık iş insanı Evren Şirolu ise, "Ümit Polat’ın beyanı, masal anlatır gibi; yeri, zamanı belli olmayan bir şekilde başlamaktadır. Bu ithamın nerede ve ne zaman yapıldığına dair hiç kimse net bir bilgi verememektedir. Bu nedenle Ümit Polat’a bunun sorulmasını istiyorum; savunmamı ona göre yapmak istiyorum. Ümit Polat benim bu söylemi gerçekleştirdiğimi, yeri ve zamanı belli olmayan bu olayda Fidanlıklar Müdürü Kerem Cemil Uzun’un da şahit olduğunu söylemiştir. Ayrıca beni suçladığı hususlar da Mehmet Özdemir isimli şahsı Ankara’ya şikayete gittiğimizi belirterek onu da şahit göstermiştir. Ancak avukatı, az önce tanık ve şahit listesinde bu 2 kişinin ismini zikretmemiştir. Bunun da sorulmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Kaynak: AA, DHA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel İBB davasında 6. gün! İtirafçı, 'Vali Gül' iddiasından 180 derece döndü - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    Yorumlar (1)

  • Mustafa Aksoy Mustafa Aksoy:
    Alehine bi durum ekremin, imam battıkça batıyor hala herşey aşikarken bunu savunanlar var ya iş vahim 2 0 Yanıtla
  • SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement