
'ŞEHİT KAMİL, ANNESİNİN ÖRTÜSÜ İÇİN ŞEHİT OLDU'
'TOKİ'DE FAİZ UYGULAMASI ASLA YOKTUR'
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğ, Gaziantep'teki referandum mitinginde Gaziantep'in kurtuluş mücadelesinde şehit düşen ve adı bir ilçeye verilen Şehit Kamil'in annesinin başörtüsü için şehit olduğunu anlatarak başladığı konuşmasında, içerdeki 'sanal tehditler', dışarıda düşmanlıklar üzerine kurulan politikaların artık iflas ettiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan'ı Gaziantep Havalimanı'nda Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Vali Süleyman Kamçı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey ve AK Parti Gaziantep Milletvekilleri ile öteki ilgililer karşıladı. Erdoğan ile birlikte Devlet Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksu ve kızı Sümeyye Erdoğan da geldi.
Demokrasi meydanında, gölgede 41 derecede yaklaşık 20 bin kişiye hitaben konuşan Erdoğan'ın gelişinden önce ve miting boyunca püskürtme cihazları ile gül suyu püskürtüldü. Polisin kontrolsüz pankart ve dövizleri alana sokmadığı mitingde, Erdoğan'a Gaziantep'in yöresel kutnu kumaşından dikilen ve üzerinde 'evet' yazan cüppe giydirildi.
ŞEHİT KAMİL NEDEN ŞEHİT OLDU?
Başbakan Erdoğan, Gaziantepli Kamil'in, 1920'de 14 yaşındayken annesinin yüzündeki örtüyü indirmek isteyen düşman askerine kafa tuttuğu için şehit olduğunu belirterek, "Bu vatan, bu topraklar bize şehitlerimizin, gazilerimizin emaneti. Bizim yolumuzu şehitlerimiz aydınlatıyor. Y yönümüzü, rotamızı şehitlerimiz çiziyor. Onlardan aldığımız güçle kararlı şekilde yürüyoruz" dedi.
Uzun yıllar içeride sanal tehditler, dışarıda düşmanlar üretildiğini savunan Erdoğan, ülkenin bu yüzden içine kapandığını, kendilerinin bu anlayışı ortadan kaldırdığını söyledi. Buna örnek olarak Suriye ile Türkiye arasındaki yakınlaşmayı gösteren Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz geldik, Esas kardeşimle oturduk, iki ülke
arasındaki meseleleri konuştuk, müzakere ettik ve Türkiye ile Suriye'yi bölgenin iki kardeş, iki dost ülkesi haline getirdik. Her alanda
işbirliğine gittik. Ekonomide, ticarette, dış politikada, kültürde, sanatta, ulaştırmada, bayındırlıkta işbirliği anlaşmaları imzaladık. Suriye ile Türkiye arasındaki mayınları temizlemek için adımlar attık. Vizeleri kaldırdık. Şimdi benim Gaziantepli
kardeşim, cebine pasaportunu koyuyor, istediği gibi Halep'e, Şam'a gidiyor. Bütün o korkuların, bütün o tehditlerin ne kadar boş olduğu ortaya çıktı. Düşman üretme politikasından yarar değil, zarar gördüğümüz ortaya çıktı."
'TOKİ'DE FAİZ UYGULAMASI ASLA YOKTUR'
AKP Parti iktidarı döneminde Gaziantep'e yapılan yatırımları detaylandıran ve bu ilde 7,5 yılda toplam 217 milyon liralık yatırım gerçekleştirildiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, TOKİ'nin toplu konut projelerinin haksız yere karalandığını, TOKİ'nin faiz sömürüsü yaptığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu savunup, şunları söyledi:
"Benim halkım tezeklerden yapılmış evlerde oturmaya mahkum değil. Onun için yardımınızı istiyoruz. Birileri geliyor, utanmadan sıkılmadan bir tane bina yapmış değil, 'Bu TOKİ sürekli olarak faiz bindiriyor, sizi faizle sömürüyor" diyor. Utanın utanın.. Gelin siz faiz bindirildiğini ispat edin, o an TOKİ'deki arkadaşımı gövden alayım. 6 ay aralıklarla enflasyonda artışının dışında fark yoktur. TOKİ konutlarında faiz uygulaması asla yoktur.
Dile kolay 430 bin konut şuanda inşa halinde, 330 binini sahiplerine teslim ettik. 10-15-20 yıl vadeyle yüzde 10-20 peşinatla başladık, ayda 100 lira taksitlere geldik. Niye.? İstedik ki biz sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirelim.Şu anda da bunu yapıyoruz.
Bunu ne ana muhalefet, ne yavru muhalefet yapabilir. Bunların buna gücü yetmez. Böyle bir adımı atamazlar. Bunlar daha çok patinaj yaparlar"
BASKI VE TEHDİTLERE RAĞMEN CESUR YÜREKLER 'EVET' DİYOR
Anayasa değişikliğinin AK Parti projesi olmadığını, millet projesi olduğunu, bu değişikliğe muhalefet partileri içinde de tüm baskı ve tehditlere rağmen evet diyenler olduğunu vurgulayan
Erdoğan, muhalifler arasında evet diyenleri 'cesur yürekli' olarak nitelendirdi.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"TBMM'de bunlar her yasaya karşı çıkıyorlar. Türkiye'nin kalkınmasını ilerlemesini engellemek için karşı çıkıyorlar. Sorun; neye karşı çıkıyorsunuz, hayır diyorsunuz.. İnanın bilmiyorlar. Türkiye'nin şahlanışını bir kez daha engellemek istiyorlar. Türkiye'yi paçalarından tutup aşağıya çekmek için son gayretlerini ortaya koyuyorlar. Ama onlar 'hayır' derken bile samimi değiller, kendi gerekçelerine kendileri inanmıyorlar. Anayasa değişikliği oymaları esnasında oy kabinine gidip 'hayır' diyemediler. Kendi arkadaşlarına güvenmediler. Çünkü olur ya oy kabinine gidip, vicdanının sesini duyar da, belki evet der diye arkadaşlarına bile güvenmediler. Şimdi benim halkıma 'Biz her ne kadar oy kabinine gitmediysek de siz sandığa gidip, hayır deyin' diyor. Benim Gaziantepli kardeşlerim enayi mi? Sana 12 Eylül'de sandıkta nasıl evet dediğini gösterecek.
BOYUNU AÇIKLADI
Bu AK Parti projesi değil, Ahmet'in Mehmet'in projesi değil. Bu proje milletin projesidir. Onun için diyorum ki; ya darbe Anayasası ya milletin Anayasası... Milletin anayasası evet mi? (Meydandan evet sesleri yükseliyor) Olay bu..
İşte görüyorsunuz; CHP'nin, MHP'nin BDP içinden sağ duyulu sesler çıkıyor. Baskılara boyun eğmeyen, milletvekilleri, belediye başkanları, il, ilçe, belde başkanları çıkıyor... Ne diyorlar. Evet diyorlar. Genel merkezlerin tüm baskısına, tehditlerine rağmen cesur yürekler çıkıyor ve aklın yolu evet diyorlar.
Biz ucuz polemiklerin içinde değiliz. Ufku olmayan, vizyonu olmayan siyasetçilerden hiç bir zaman olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Onlar her gittikleri yerde iftira atıyorlar, biz gerçekleri konuşuyor. Onlar milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar, biz yapıcı görüşlerle konuşuyoruz.
Onlar Anayasa değişikliğinden bahsetmiyorlar. Tutturmuşlar Başbakanın boyu ne kadar? Çok merak ettin söyleyeyim; 1.85. Tepe tepe kullan... Benim boyuma yetişemezsen halin ne olacak? Ben buradan muhaliflere sesleniyorum, önemli olaN boy değil, soy soy..."
FABRİKALARIN AÇILIŞI TARTIŞMASI
Başbakan Erdoğan daha sonra Dedeman Otel'de düzenlenen iftar yemeğine katıldı. Beraberindeki bakan, milletvekili, sivil toplum örgütü, sanayici ve işadamları ile birlikte iftarını açan Erdoğan, yemeğin ardından salonda bulunanlara hitap etti.
7.5 yıllık iktidarları süresince çok önemli işlere imza attıklarını belirten ve verdiği rakamlar ile önceki ve kendi dönemlerinden örnekler sunan Başbakan Erdoğan, "Biz göreve geldiğimizde Merkez Bankası'nın kasasında 26.5 milyar dolar para vardı. Şu anda kasamızda 75 milyar dolar para var. Ben resmi rakamları veriyorum, havadan, afaki değil, olanı konuşuyorum. Bakın bizden önce ANAP, MHP ve DSP iktidardaydı. Ana muhalefetin iktidarını karıştırma geç onu, zaten onlardan bir şey kalmadı, Türkiye'yi ne hale düşürdüklerini biliyorsunuz. Yatırım, şu, bu filan hak getire. Türkiye şimdi sıçramayı yakaladı. Ana muhalefetin iki vekili bugün açılışını yaptığımız yerler için 'Bunlar açılışı yapılmış tesislerdi' demişler. Ben de Sanko Holding sahibi Abdülkadir Bey'e 'Daha önce açılışı yapılmış mı' diye sordum. O da 'Olur mu öyle şey' dedi. Bir tesis çalışmaya başlar, ama ondan sonra kalkar resmi törenle açılış yaparsınız. Benim doğduğum yerin tabiriyle bu işin raconu budur. Ama bunların ayağı yere değmiyor, işleri güçleri dedikodu üretmek. Hani tilki yetişemediği üzüme koruk dermiş ya, bunların da işi gücü bu. Parlamentoyu çalıştırmamak için ne gerekiyorsa yaparlar" dedi.
KIBRIS KONUSUNDA DÜNYA KARŞIMIZDA KONUŞAMIYOR
Geçmişte Türkiye'nin savaş eşiğine geldiği Suriye ile bugünlerde ikili ilişkilerin önemli kazanımları da beraberinde getirdiğini, Sümela Manastırı'nda yapılan ayinin de çok doğru bir karar olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, Kıbrıs konusunda da sergiledikleri tavırda haklı olduklarını ve artık dünyanın Türkiye karşısında söyleyecek sözü bulunmadığını kaydetti. Kıbrıs konusunda Türk tarafının Rumlara göre bir adım önde olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, muhalefetin bu konulara yaklaşımını eleştirdiği sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bakın biz iktidara gelmeden önce az kalsın Suriye ile savaşıyorduk. Hatta hatırlayın, topları o tarafa doğrultmadık mı? Bak şimdi buyur gidiyoruz, geliyoruz kim kazanıyor. Gaziantep kazanıyor, burdaki esnaf, tüccar, sanayicim kazanıyor. Evel allah daha iyi olacak. Bu tuzakları, bu tezgahları bozuyoruz. Tüm komşularımızla; hangi dil, din veya ırktan olursa olsun, hepsiyle münasebetlerimizi en iyi hale getirmenin çabası içerisindeyiz. Bugün Trabzon'da Sümela'ya Hıristiyanlar geldiler ve kendilerine göre ayin yaptılar. Bir iki grup, malum biliyorsunuz kim olduklarını, kalkıp 'Bak yeniden Pontus'u hortlattılar' diyorlar. Ne oldu 1500- 2000 kişi ayin yaptı gitti. Ne kaybettik, kazanıyoruz aslında. Ne kazanıyoruz söyleyeyim, inancına güvenen inanç hürriyetinden korkmaz, bunu böyle bilin. Fikrine, düşüncesine güvenen, fikir düşünce hürriyetinden korkmaz. Milliyetçiyiz diyorlar, aç Osmanlı tarihini oku bak; Osmanlı bunlardan korkmuş mu? Osmanlı bunlarla da hiçbir zaman en ufak sıkıntıya düşmeden buraları uluslararası camiada da otoritesi için eniyi şekilde kullanmış. Ama şimdi nedir? Aman yarabbim ülkeyi kurcalamak, karıştırmak için bir korku havası yaratıyorlar. Necip Fazıl'ın dediği gibi başarı korkuyu korkutmaktadır, işte bu çok önemli. Bugün eğer kalkıp Yunanistan başbakanını 'Atina'daki camiyi ne zaman açıyoruz?' diye arıyorsan bu adımlar sayesindedir. Yunanlı Başbakan da 'Er geç açarız' diyorsa, bu da benim dürüstlüğüme inandığı için söylediği sözdür. Bakın işte Kıbrıs'ta Rumlara göre bir adım önde olduk, ne kaybettik? Bizden öncekiler doğru dürüst hareket etmedi diye hep kaybettik. Dünya şimdi bizim karşımızda konuşamıyor."
'YARSAV'IN KENDİSİNE GELMESİ LAZIM'
12 Eylül'de yapılacak olan referandumun önemini anlatan ve verilecek 'Evet' oylarının darbe anayasasına karşı verilmiş olacağını vurgulayan Başbakan Erdoğan, kendilerine yönelik çıkışı ile tepki gösterdiği YARSAV'ın kendisine gelmesi gerektiğini ifade etti. Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:
"12 Eylül'de, Anayasa Mahkemesi'nin yapısı değişiyor ve mahkeme 17 kişiden oluşuyor. Kalkıp yalan söylüyorlar, 'Anayasa Mahkemesi'ne hükümet atama yapacak' diyorlar. Böyle bir şey yok, yalan, yeni mekanizma tamamen seçimle üye seçimine yol açıyor. Yine HSYK'ya bizden atama kesinlikle yok. Bunlar istemiyorlar ve diyorlar ki; buradan gelirse kurduğumuz tuzak, hazırlanan tezgah bozulacak. İşte bundan çok çekiniyorlar. Hangi ülkede kamerayla mülakat yapılan yer var. Bunlar böyle bir adet getirdiler. Niye, çünkü kendi iktidarlarında yaklaşık 5 bin yargı mensubunu tamamen böyle fişleyerek kendi elemanlarından aldılar. Sonra da, partilimi almayacağım da MHP faşitlerini mi alacağım dedi ve bu sözler kayıtlarda var. Onlar söyledi bunu. Şimdi bunlar bakıyorlar ki; arka bahçeleri elden gidiyor. İşte bundan korkuyolar, endişeleri bu. MHP tabanına özellikle söylüyorum, bugünü hatırlayın. Gelin bu tezgahı bozalım. Bakın YARSAV bana bağırıp çağırıyor. Niye bağırıp çağırıyosun bana. Sen tavrını ortaya koyarsan ben üyelerine nasıl güveneceğim. YARSAV'ın da kendisine gelmesi lazım. Onlar, sorunları ortaya koyma anlamında mücadele ederlerse, biz bunu takdir ederiz. Ana muhalefet Ergenekon'un avukatıyız diyor. O avukatlığa soyunmuş, ama biz milletin avukatıyız."
Başbakan Erdoğan konuşmasının ardından MÜSİAD'ın yeni üyelerine rozetlerini taktıktan sonra kentten ayrılmak üzere hava alanına hareket etti.
Son Dakika › Güncel › Gaziantepdetaybaşbakan Erdoğan Gaziantep'te Konuştu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.