
Kayıp Zehra'nın annesi: Kızımın mezarını bari bileyim
Isparta'da 2 yıl önce kaybolan kızı Zehra Çaycı'nın (23) izini arayan anne Keziban Çaycı (48), "Kimse hiçbir şey demiyor. Bu belirsizlik beni mahvediyor. Kızıma ne oldu? Başına ne geldi? Öldürdülerse neden öldürdüler? Cenazesi nerede? Bunu kim yaptıysa çıksın, 'şuraya gömdüm' desin. Kızımın mezarını bileyim bari" dedi.
Isparta'da yaşayan 2 çocuk annesi Zehra Çaycı, aynı iş yerinde çalışan Korhan Taştekin ile birlikte 10 Ağustos 2017 tarihinde ortadan kayboldu. Çaycı ve Taştekin'in cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimali üzerinde duran Isparta Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Soruşturmayı derinleştiren polis, Zehra Çaycı ve Korhan Taştekin'in arkadaşı olan 'Besici Ali' lakabıyla bilinen Ali Aydıner'i 2018 yılının Mayıs ayında gözaltına aldı. Aydıner tutuklandı. Olayla ilgili soruşturmayı sürdüren polis, kamu kurumunda güvenlik görevlisi olarak çalışan A.U.'yu da geçen mart ayında gözaltına aldı. A.U. sorgusunun ardından serbest bırakıldı.
Isparta merkeze bağlı Büyük Gökçeli Köyü'nde oturan Zehra Çaycı'nın annesi Keziban Çaycı, 2 yılı aşkın süredir haber alamadığı kızının öldürüldüğünü tahmin ettiğini söyledi. "Bunu kim yaptıysa çıksın, 'şuraya gömdüm' desin. Kızımın mezarını bari bileyim" diyerek, gözyaşı döken anne Çaycı, "Her gün kızım kime ne yaptı, neden öldürdüler diye düşünmekten yoruldum" şeklinde konuştu.10 AĞUSTOS 2017'DEN BU YANA HABER YOKEşi ve diğer kızını, 2016 yılında 26 gün arayla toprağa verdikten sonra eşinden ayrılan kızı Zehra ve 2 torunuyla köylünün yardımıyla alınan evde yaşamını sürdürdüklerini anlatan Keziban Çaycı, "Kızım il merkezindeki bir iplik fabrikasında iş buldu. Bir apart kiralayıp, orada yaşamaya başladı. İzin gününde köye gelip, çocuklarıyla vakit geçiriyordu. 10 Ağustos 2017'ye kadar her gün görüşüyorduk. Kızımın kaybolmasından 2 gün sonra köye 2 kişi geldi. 'Kızın evli bir erkekle beraber ortadan kayboldu, yerini biliyorsan bize söyle' dediler. Ben de yerini bilmediğimi söyledim. Sonradan öğrendim. Köye gelenler Korhan Taştekin'in ayrıldığı eşinin babası ve yakınıydı. Bu olayın ardından yakınlarıma ve emniyete kızımın kayıp olduğunu duyurdum. Günlerce aradık ama izine rastlayamadık" diye konuştu.EN SON BESİHANEYE GİTMİŞLERKızının iş yerinde çalışan Korhan Taştekin ile arkadaş olduğunu öğrendiğini belirten Keziban Çaycı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Olay günü kızım iş çıkışı yanına o zaman 6 yaşında olan oğlu Yiğit'i de alarak Yazısöğüt köyünde Ali Aydıner'in babasına ait besihaneye gitmiş. Birlikte yemek yiyip, alkol almışlar. Hatta kızım bunu videoya almış. Ancak videoda ne bir ses ne de başkasına ait görüntü var. Sonra çocuğu Çünür Mahallesi'nde bulunan babaannesine bırakıp, geri dönmüş. Sonrasını kimse bilmiyor."KIYMA MAKİNELERİ SABAHA KADAR ÇALIŞMIŞKeziban Çaycı, kızı ve Korhan Taştekin'in öldürüldükten sonra cesetlerinin yok edildiğini iddia etti. Olayın olduğu gece besihanede sabaha kadar kıyma makinelerinin çalıştığı yönünde iddialar olduğunu belirten anne, "Bu konuda çok söylenti var. Televizyon kanallarına çıktığım zaman bu iddialar ortaya atıldı. Ali Aydıner bu çocuklara ne olduğunu biliyor ancak konuşmuyor" dedi.'EN AZINDAN KIZIMIN KABRİNİ BULSUNLAR'Ali Aydıner'in olayla ilgili tutuklandığını belirten Keziban Çaycı, "Şimdi bu adam tutuklu, orada öyle rahatça yatıyor ve konuşmuyor. Ortada ceset olmayınca ne olacak, iki gün sonra çıkacak. Yavrumun cenazesi nereye gömüldü? Mezarı nerede? Öğrenmek istiyorum. Buradan Sayın Cumhurbaşkanım başta olmak üzere herkese sesleniyorum. Bana bu konuda ne olur yardımcı olsunlar. En azından kızımın kabrini bulsunlar" diye konuştu.'KİMSE HİÇBİR ŞEY SÖYLEMİYOR'Kızını kaybolduğu günden bu yana sürekli aradığını, bir haber alma umuduyla her kapıyı çaldığını anlatan Keziban Çaycı, "Kimse hiçbir şey demiyor. Bu belirsizlik beni mahvediyor. Kızıma ne oldu? Başına ne geldi? Öldürdülerse neden öldürdüler? Cenazesi nerede? Ben bu soruların yanıtını bekliyorum" dedi.ODASINA HİÇ DOKUNMADIKeziban Çaycı, kızının odasına ise hiç dokunmadı. Odanın her yerinde kızı ve torunlarının fotoğrafları bulunuyor. Çaycı, kızının kıyafetlerini alıp kokluyor, fotoğraflarını öpüyor.'HİÇ UYKU UYUMUYOR'Keziban Çaycı'nın yakın arkadaşı ve köylüsü Ayşe Caner de "Kızı kaybolduğu günden beri çok kötü durumda. Sabaha kadar uyumuyor. Televizyonlarda kayıplarla ilgili programları izliyormuş. Yemiyor, içmiyor" dedi. Zehra Çaycı'nın hayatta olduğuna dair bir iz olmadığını da belirten Caner, "Birisiyle kaçsaydı şu ana kadar mutlaka çocukları için arardı. Zehra oğlu Yiğit'e çok düşkündü. Görmeden duramazdı. Kızı Ayşe Nilay küçüktü ama Yiğit'e çok düşkündü, onu asla yanından ayırmazdı" diye konuştu.Diğer yandan, Zehra Çaycı'nın kızı 3 yaşındaki Ayşe Nilay'ın Düzce'de oturan babasının, 8 yaşındaki oğlu Yiğit'in ise Isparta il merkezinde oturan babaannesinin yanında kaldığı belirtildi.Görüntü Dökümü-------------Kayıp Zehra'nın kıyafetlerini koklayan anneZehra'nın odasından detaylarAnne Keziban ile röportajKomşu Ayşe Caner ile röportajZehra'nın fotoğrafını öperek gözyaşı döken anne
HABER- KAMERA: Nurettin ARKAN/ISPARTA,
===========================
Anız ateşi ormanı yaktı
Rize'nin merkeze bağlı Yeni Selimiye köyünde anız yakılması sonucu çıktığı öne sürülen yangın, Humeliya Dağı'ndaki ormanlık alana sıçradı. Yangında 4 hektar ormanlık alan zarar gördü.Yeni Selimiye köyünde dün akşam saatlerinde iddiaya göre anız yakılması sonucu yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle hızla yayılan alevler, Humeliya Dağı'ndaki ormanlık alana sıçradı. İtfaiye ve Rize Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerin müdahale ettiği yangın, 5 saat süren çalışmanın ardından kontrol altına alınarak söndürüldü. Soğutma çalışması da yapılan yangında, 4 hektarlık alanın zarar gördüğü belirtildi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.Rize Orman İşletme Şefi Ali Türüt, yangının kontrol altına alınıp söndürüldüğünü belirterek, "İhbarın ardından kısa sürede gelerek Yeni Selimiye köyünde müdahalede bulunduk. Yangını kontrol altına aldık. Yerleşim yerlerinde herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır. Gece olmasından dolayı tam bir ölçüm yapamadık, fakat 4 hektar civarında bir alanda oluştu" dedi.'HER YIL YANIYOR'Yeni Selimiye Köyü Muhtarı Cemal Turan ise, "Yangının nedeni bilinmiyor. Burada ekiplerle gerekli müdahaleleri yaptık. Alevlerin evlere sıçramasını önledik. Her sene maalesef bu dağımız yanıyor. Bu yıl burada çıkan ikinci yangın. Birileri ateş yakıyor, sonra ise yangın giderek büyüyor. Bu yangınların çaresine bakmak gerekiyor" diye konuştu.
Görüntü Dökümü-------------Söndürme çalışmalarıEkiplerin müdahalesi-Röportajlar
HABER KAMERA: Mehmet Can PEÇE/RİZE-DHA
===========================
Erdoğan'ın tanıttığı halıyı, 9 ay 24 saat çalışarak dokudular Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı'na bağlı Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası'nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tanıtılan ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kullanılan 108 metrekarelik halı dokundu. 9 ay boyunca 33 kişinin 3 vardiya halinde, 24 saat boyunca çalışarak, dokuduğu halıya, 29 milyon 420 bin düğüm atıldı. Dev halıyı dokuyan kadınlar, ortaya çıkardıkları eserin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından beğenilmesinden gurur duyduklarını söyledi.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde güven mektubu sunumlarının yapıldığı salona serilen ve cumartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, "Arkadaşlar bu halı yeni. Hereke, 108 metrekare, yerli ve milli" sözleri ile tanıttığı 108 metrekarelik Hereke halısı, Kocaeli'nin Körfez ilçesine bağlı Hacı Akif Mahallesi'nde bulunan Hereke Halı ve İpek Dokuma Fabrikası'nda dokundu. 33 kişilik personelin 9 ay boyunca 3 vardiya halinde 24 saat durmaksızın çalışarak, dokuduğu halı, 14 metre 57 santimetre boya ve 7 metre 47 santimetre genişliğe sahip. 108 metrekare alanı kaplayan halının en büyük özellikleri ise çift düğüm tekniği kullanılması, ince ve kalın çift atkı tekniği ile örülüyor olması ve kesiminin el makası ile yapılıyor olması. Tamamen el dokuması olan halı ile aynı fabrikada dokunan diğer halılar ise dünyanın birçok ülkesinde sergileniyor. 1843 yılında Hereke Fabrika-i Hümayunu adı altında kurulan fabrika, bugün Hereke Halı ve İpek Dokuma Fabrikası olarak devam ediyor. Aradan geçen 176 yıl içinde fabrikada el işçiliği ile dokunan halılar, dünyanın ve Türkiye'nin birçok yerinde sergilenmeye devam ediliyor. Bu halılardan en fazla tanınanları ise 120 yıl önce dokunan ve dünyanın en büyük yekpare halıları arasında gösterilen 468 metrekarelik Yıldız Şale Köşkü'nün tören salonunda sergilenen halı ile 124 metrekarelik Osmanlı döneminde bayramlaşma törenlerinin yapıldığı Dolmabahçe Sarayı'ndaki Muayede Salonu'nun zemininde sergilenen halı olarak biliniyor.'9 AYDA BİTİRDİK'Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası'nda 10 yıldır çalışan Özlem Akbulut, "İpek halı ve yün halı olmak üzere Hereke'mizin halılarını dokuyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi için dokuduğumuz halımızın eni 7 metre 47 santim olarak ölçüldü. Boy olarak 14 metre 57 santimlik bir halı. Toplam 108 metrekare ebadında bir halı oldu. Tamamı Hereke düğümü olarak işlenen halımıza toplamda 29 milyon 420 bin düğüm atıldı. 33 arkadaşımızla birlikte 7 gün 24 saat şeklinde 3 vardiya olarak çalıştık ve 9 ayda halımızı bitirdik. Normal şartlarda 3 yıl sürebilecek büyüklükte bir halıydı. Biz vardiyalı çalışarak 9 ayda halımızı bitirdik. Şakayık desenli halımızı geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığımıza teslim ettik. Şu anda orada kullanılmakta. Biz her şeyden önce gururluyuz. Güzel bir iş çıkarttık" dedi.Hereke Halı ve İpek Dokuma Fabrikası Müdürü Avşar Yılmaz ise "Fabrikamız 1843 yılında Abdülmecit tarafından kurulan bir fabrika, fakat asıl gelişimini Abdülhamit Han zamanında yaşamış. Anadolu'nun dört bir yanından getirilen desenler ile burada, bugünkü ismi ile bildiğimiz Hereke halıları dokunmaya başlıyor. Geliştirilmeye çalışılan, zenginleştirilmeye çalışılan bir Hereke üslubu var burada. Anadolu'nun dört bir tarafından getirilen desenler günümüze kadar gelmiş, yaşayan bir sanat dalı olarak burada devam ediyor" diye konuştu.Avşar Yılmaz, fabrikalarında dokunan en büyük halının Yıldız Sarayı'nda bulunan 400 metrekarelik halı olduğunu belirterek, "Buranın en ünlü eserlerinden biri şu anda Lahey Adalet Divanı'nda halen sergilenmekte. Hatta yakın zamanda Türkiye'ye tamir için getirilmesi söz konusu. Bunun dışında Yıldız Sarayı'nda sergilenmekte olan, orada halen serili olan 400 metrekarenin üzerinde bir halımız var. Bundan 5-6 sene evvel Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne teslim ettiğimiz 52 metrekarelik bir halımız var. Son olarak da, geçen hafta Cumhurbaşkanlığı'na teslim ettiğimiz 108 metrekarelik bir halımız var. Bunlar belli başlı eserlerimiz ama tabii bunun dışında buranın üslubunu yansıtan, taşıyan ve sanatsal değerlerini yansıtan yüzlerce, binlerce halı dokundu burada. Halen de dokunmakta" dedi.
Görüntü Dökümü-------------Fabrikadan görüntülerKadınların halı dokumalarıHalı dokumacılarından Özlem Akbulut ile röp.Halı fabrikası müdürü Avşar Yılmaz ile röp.Detay
HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/KÖRFEZ(Kocaeli),
===========================
Kapkaç anı güvenlik kamerasında Adana'da kapkaç yöntemiyle 2 kişinin cep telefonunu çalan hırsızlık şüphelisi Muhammet Hüseyin A. (22) yakalandı. Şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, olay anı güvenlik kamerasına yansıdı.Geçen 19 Kasım'da Seyhan ilçesi Bakım Yurdu Caddesi'nde cep telefonuyla konuşan L.Z.Y.'nin (17) yanına yaklaşan şüpheli, kapkaç yöntemiyle telefonu çaldı. Bağırarak çevresinden yardım isteyen genç kız şoka girdi. İhbar üzerine olay yerine gelen Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Kimlik araştırması yapan ekipler şüphelinin Muhammet Hüseyin A. olduğunu belirledi. 25 Kasım'da Kuruköprü Mahallesi'nde de Melike D.'nin (44) cep telefonunu aynı yöntemle çalan Muhammet Hüseyin A. bu sefer çevredeki polis ekiplerince yakalandı. Emniyetteki sorgusunda suçlamaları kabul eden şüpheli cep telefonlarını sattığı yerin adresini verdi. Polisler 2 cep telefonunu sahiplerine teslim ederken, Muhammet Hüseyin A. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Görüntü Dökümü------------------------Kadının telefonla konuşarak yürümesiArkasından gelen şahsın telefonu alıp kaçmasıKadının tepkisiZanlının emniyet binasından çıkarılmasıPolis aracına bindirilmesiEmniyet müdürlüğü tabelaları
Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,
================================
Adana'da 270 kaçak cep telefonu ele geçirildi
Adana'da polisin ihbar üzerine bir otomobilde yaptığı aramada gümrük kaçağı 270 cep telefonu ele geçirildi.Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Tarsus- Adana- Gaziantep (TAG) otoyolu üzerinde, ihbar üzerine bir otomobili durdurdu. Araçta yapılan aramada, arka tampon içine gizlenmiş gümrük kaçağı 270 cep telefonu ele geçirildi. Araç sürücüsü M.K. gözaltına alındı. Şüpheli emniyette sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Görüntü Dökümü-------------Polisin kutuların içindeki kaçak telefonları çıkarması Ele geçirilen telefonların toplu fotoğrafı
Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,
Son Dakika › Güncel › DHA YURT BÜLTENİ-5 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.