
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, BDP'li milletvekillerinin Karadeniz gezisi sırasında yaşanan olaylara ilişkin, "Orada bir emniyet müdürü de bulundu. Şimdi emniyet müdürü mü bu işleri tahrik etti. Yani bizim Dikmen Belediye Başkanımız Hüseyin Yüksek'in orada fotoğrafını göstererek 'bakın bu organizatör' demek, adalet duygusuyla hakkaniyet duygusuyla bağdaşmaz" dedi.
Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Ergenekon davası duruşması sırasında bazı CHP'li milletvekillerinin barikatı aşarak, duruşma salonuna girme girişimlerini eleştirerek, "CHP'li milletvekilleri ve dışarıdan gelenler mahkemeyi etkilemeye çalıştılar. CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu maalesef yine orada bizim hiç de tasvip etmediğimiz bir üslupla sanki bu insanlar mahkemeye sokulmamış, mahkemeye girmesi gerekenler mahkemeye alınmamış gibi bir açıklamada bulundu. Mahkemeler yol geçen hanı değildir. Mahkeme salonlarının belli bir kapasitesi vardır. 300 kişilik salona 5 bin kişi gelip, 'biz de gireceğiz' diye diretirlerse o mahkemeleri çalıştırmazsınız. Bırakın mahkemelere kendi işini yapsın, hukuk kendi işini yapsın" dedi.
Ergenekon davası kapsamında bazı emekli orgenerallerin tanık olarak dinlenmesiyle ilgili taleplerin kabul edilmemesini ilişkin Çelik, "Tanıklık müessesesi itibarla doğru orantılı bir şey değildir. Her itibarlı insanlar mahkemelere gidip tanık diye dinlenecekler diye bir şey dünyanın hiçbir yerinde yoktur" ifadelerini kullandı.
-"Sizi Allah da çarpar, kullar da oylarıyla çarpar"-
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun salı günü TBMM Grup konuşmasında engellilerle ilgili yaptığı değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Hüseyin Çelik, Kılıçdaroğlu'nun, "Engellilerle ilgili mevzuatı tek çatı altında toplayalım önerisi getirdik, iktidar bunu reddetti" sözlerinin asılsız olduğunu kaydetti.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın koordinasyonunda söz konusu mevzuatın bir araya toplanıp, şehit yakınlarına ve gazilere yeni haklar getirildiğini anlatan Çelik, "Şehitlik müessesesini, gazilik müessesesini istismar ederek, o insanların gönül kırgınlığından yararlanarak siyaset yaparsanız sizi Allah da çarpar, kullar da oylarıyla sizi çarpar" dedi.
Çelik, Başbakan Erdoğan'ın, şehit yakınlarına devletin 450 bin lira ödeme yaptığına ilişkin bir açıklamasının olmadığını vurgulayarak, bu ifadelerin Erdoğan'ın katıldığı bir televizyon programındaki gazeteciye ait olduğunu bildirdi.
Hüseyin Çelik, "Bunlar günlük polemik yapılacak konular değildir. Şehitlerimizin dul ve yetimleri, hayatta bıraktıkları bize emanetlerdir. Başbakanımız, grup konuşmasında, 'ilk defa şehitlerin gazilerin toplu taşım araçlarından yararlanmasına ilişkin düzenlemeyi biz getirdik' gibi bir ifade kullanmadı. Siyaset yaparken, herkes elini vicdanına koysun, dürüstlükten sapmasın, siyaseti de kirletmesin" ifadelerini kullandı.
-"Nabza göre şerbet yok artık"-
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, Başbakan Erdoğan'a yönelik "Bunları Rize'de de söyle" sözlerini değerlendiren AK Parti Sözcüsü Çelik, şunları söyledi:
"Sayın Başbakanın yaptığı bütün grup konuşmaları, Mardin'de Midyat meydanında yaptığı bütün konuşmalar zaten televizyonlardan naklen yayınlanıyor.
'Nabza göre şerbet' yok artık böyle bir şey. Biz her türlü ırkçılık anlamına gelebilecek milliyetçiliği ayaklar altına aldığımızı Kayseri'de de Mardin'de de söylüyoruz. Sayın Başbakan, 'tek vatan, tek devlet, tek millet' sözünü Hakkari'de de söylüyor. Biz ülkenin genel hassasiyetini esas alırız ve Sayın Başbakan hepimiz bir şey söylerken de gelecek seçimleri hedefleyen değil, gelecek nesilleri hedefleyen konuşmalar yaparız."
BDP'li bazı milletvekillerinin Karadeniz gezisi sırasında yaşanan olaylara ilişkin, "Buradaki kayıtlar, görüntüler var elimizde. Atılan sloganlara, asılan afişlere bakıyoruz. Pankartlara, dövizlere, yapılan işaretlere baktığınız zaman, bu kalabalığın önemli bir kısmı, üzülerek söylüyorum MHP ve CHPliler'den oluşuyor" dedi.
CHP yöneticilerinin, Sinop Gençlik Platformu adıyla bir grubun hadiseyi organize ettiği ve bunun başkanının da AK Parti Sinop Boyabat Gençlik Kolları Başkanı Olcay Kargınoğlu olduğu yönündeki iddialarını olduğunu hatırlatan Çelik,
"Olcay Kargınoğlu Boyabat AK Parti Gençlik Kolları Başkanı'dır, bu doğrudur ancak o gün Boyabat'tan dışarı çıkmamış. Bu olayla uzaktan yakından ilgisinin olmadığıyla ilgili kendisi zaten bir basın açıklaması yaptı ve kendisi hakkında bu iddiayı ortaya atanlarla ilgili suç duyurusunda bulundu" diye konuştu.
Çelik, mahalli gazetelerdeki haberlerin incelendiğinde de adı geçen AK Partili Sinop Dikmen Belediye Başkanı Hüseyin Yüksek'in sağduyu çağrısında bulunduğunun, yatıştırıcı bir tavır takındığının görülmesine rağmen CHP sözcülerinin"suçlu" olarak ilan edilmesinin büyük bir haksızlık olduğunu ifade etti.
Yüksek'in de CHP yöneticilerinden özür beklediğini bildiren Çelik, şunları kaydetti:
"Kendisi o gece saat 10 gibi beni aradı. 'Biz burada olayların yatışması için olağanüstü gayret gösterdik. Sırtıma yediğim yumrukların da haddi hesabı yok' dedi. Bir hakkı da teslim etmek gerekiyor. MHP'ye yakın bazı sivil toplum kuruluşları, bazı ülkücü kuruluşlar daha ileri derecede orada bazı etkinlikler yapmak istiyorlar ama MHP Genel Merkezi tarafından uyarıldıkları daha ileri giden bir şey yapmıyorlar."
AK Parti Sözcüsü Çelik, söz konusu olayların kim tarafından yapılırsa yapılsın tasvip edilemez olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle devam etti :
"Bunların içinde diyelim ki AK Partili biri de olabilir. Bizim 8 milyon üyemiz var. AK Parti üyesi veya AK Parti'ye oy vermiş birileri de bu işin içinde olabilir. Biz onu da tasvip etmeyiz. Tespit etsek ki belediye başkanımız bu işin içinde olduğunu biz onu da tasvip etmeyiz ve bir cezai müeyyide söz konusu olursa onu da uygularız. Nitekim, şu anda İçişleri Bakanlığı 2 müfettiş göndermiştir. Bu iki müfettiş orada gerekli inceleme, araştırmaları yapıyor. Orada eksik, hata kusur, kasıt ne varsa bunu tespit edecek ve bu meselenin üzerine gideceğiz. Bunun uzantıları, daha ileri düzeyde uzantıları ve organizatörleri varsa onların da üzerine gitmekte kararlıyız. Bu memleketin huzurunu, sükununu bozmaya kimsenin hakkı yoktur."
-"Orada bulunan insanların çoğu MHP ve CHP'lidir"-
BDP'lilerin Doğu ve Güneydoğu'da AK Partililer'e benzer şekilde davranmış olmasının, Sinop'taki olaylara bir gerekçe olamayacağını ifade eden Çelik,
"Birilerinin bize yanlış yapmış olması, bizim onların yaptığı yanlışa 'oh' demeyi gerektirmez" değerlendirmesinde bulundu.
Çelik, şöyle devam etti:
"Özellikle bu Sinop Gençlik Platformu'nu, hassaten AK Parti Gençlik Kolları'nın kurduğu, AK Parti Gençlik Teşkilatı bünyesinde kuruluşmuş gibi takdim ediyorlar bu da doğru değil. Bu daha çok İstanbul ve civarındaki Sinoplular'ın kurduğu bir gençlik platformudur. Bir hemşehri derneği gibi faaliyet gösteriyor. Mesela bunun başkan yardımcılarından birisi Saraydüzü Belediye Başkanı'nın oğlu Ali Peker'dir ama MHP'li Belediye Başkanı'nın oğlu da burada başkan yardımcısı diye 'MHP bunu organize etti, MHP kurumsal olarak bunu organize etti' demiyoruz ama profile, atılan sloganlara, taşınan pankartlara, yapılan işaretlere baktığınız zaman orada bulunan insanların çoğu MHP ve CHP'lidir. İşin özü budur. Ümit ederiz ki bu ilk ve son olur ve Türkiye bir daha böyle şeylerle karşılaşmaz. Kimse bizim ağzımızın tadını bozmasın."
Sinop'taki olaylarda AK Partili belediye başkanının da orada bulunmasının, olayları çıkardığı ya da organize ettiği anlamına gelmeyeceğini belirten Çelik,
"Orada bir emniyet müdürü de bulundu. Şimdi emniyet müdürü mü bu işleri tahrik etti, emniyet müdürü o olayları engellemeye çalışan birisidir. Yani bizim Dikmen Belediye Başkanımız Hüseyin Yüksek'in orada fotoğrafını göstererek 'bakın bu organizatör' demek, adalet duygusuyla, hakkaniyet duygusuyla bağdaşmaz" dedi.
Bu olayın arka planını öğrenmek için çeşitli kaynaklardan bilgi aldıklarını söyleyen Çelik, "Ama görünen şu ki dediğim gibi AK Parti zaten kurumsal olarak böyle bir şeyin içinde olamaz. İzan ve akıl sahibi AK Partililerin de böyle bir hadise yer alması mümkün değildir. Meselenin özü budur" diye konuştu.
-"Yüksek yargının yargı sistemiyle ilgili özeleştiri yapması hayra alamettir"-
AK Parti Sözcüsü Çelik, bazı yüksek yargı organlarının başkanlarının bugün gazetelere yansıyan açıklamalarının hatırlatılması üzerine "Yüksek yargının aslında kendisiyle ilgili, yargı sistemiyle ilgili bir özeleştiri yapması hayra alamettir. Yani bazı eksiklikleri, aksaklıkları bizatihi kendilerinin tespit etmiş olması ve bunu dillendirmiş olması, aslında bu meselelerin çözümünde kolaylaştırıcı bir unsurdur. Bunun yadırganacak bir tarafını görmüyorum" ifadelerini kullandı.
Herkesin AK Parti'nin hazırladığı anayasa taslağını beğenmek zorunda olmadığını ifade eden Çelik, bu konuda yüksek yargı başkanlarının konuşmasının yadırganacak bir şey olamayacağını vurguladı.
Medyanın bazı terimler kullanarak "durumu köpürttüğünü" belirten Çelik,
"Eskiden anayasal kuruluşlar, hükümete tokat atardı ama AK Parti kimsenin şamar oğlanı değil, kendisini şamar oğlanına da çevirtmez. O vakarlı duruşumuz, bizim o dik duruşumuz, kurulduğumuz günden bu yana devam ediyor. Bize haksızlık yapıldığı zaman hukuk içerisinde kalarak mücadelemizi sürdürdük ve bugün Türkiye bu sayede bir normal bir seyre girmiştir" dedi.
(Bitti)
Muhabir : Hasan Öymez
Yayıncı : Tolga Özgenç - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Çelik: Orada Emniyet Müdürü de Bulundu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.