
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya ve Danıştay Başkanlığı'nca, başörtüsü yasağının kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliği girişimleri üzerine yapılan açıklamalarla ilgili İzmir Adliyesi önünde toplanan bir grup avukat basın açıklaması yaptı.
Adliye önünde toplanan 15 kişilik avukat grubu adına konuşan Avukat M. Halit Çelik, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın 17 Ocak 2008 tarihinde yaptığı "Cumhuriyetin temel ilkelerini, 85 yıllık kazanımlarını yok saymak, özgürlüğü çağdaşlaşma yerine dini esaslar çerçevesinde ele alarak etnik gruplara, mezheplere, ırkçılara haklar vermek olarak görmenin ve tartışmanın ülkeye yarar getirmeyeceği halkı önce bilinçlendirmeye, ayrıştırmaya sonra da çatışmaya götüreceği açıktır" iddiası ve
devamında "Eğitim ve öğretim kurumlarının yukarıda sayılan etkin örgütlerin alanı haline getireceğini, laik ve üniter yapıya aykırı bir faaliyet alanına dönüştüreceği yüce milletimiz ve ülke ile milletin koruyucusu olan yasalar önünde sorumluluğun anayasa ve yasalar gereği bu yönde beyan ve faaliyetlerde bulunan siyasi partilere ait olacağı gözden kaçırılmamalıdır" şeklindeki açıklamalarıyla, üniversitelerde uygulanmakta olan başörtüsü yasağını kaldırmak için anayasa değişikliği girişimleri üzerine
yapıldığını söyledi.
Siyasetçilerin yapmayı düşündüğü özgürlük eksenindeki düzenlemelere bazı yargı mensuplarının karşı beyanlarda bulunduğunu anlatan Avukat Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu beyanları, kendi kişisel düşünce ve iddiaları olmakla beraber hukuki beyanlar gibi serdetmişlerdir. Demokrasi halkın iradesinin tecelli ettiği rejimdir. Önemli olan halkın talep ve tercihleridir. Hukuk devleti yargıçlar devleti değildir." Yargıçların yapması gereken işin yürürlükteki yasayı uygulamak olduğunu anlatan Çelik, şöyle
konuştu: "Yargıçlar yasa koyucu değil. Yasa koyucu halkın temsilcilerinden oluşan meclistir. Yargı kararlarına meclis uymaz, meclis kararlarına yargı uyar. Aksi iddia hukuki değildir. Üniversitelerde başörtüsünü yasaklayan bir kanun yokken, yasak olduğunu belirten anayasa mahkemesi yorumları yok hükmündedir. İddia edildiği gibi partiler üstü ve meclisin üstünde bir devlet politikası demokraside yoktur. Başörtüsü yasağının kalkması halinde eğitim kurumlarının laik ve üniter yapıya aykırı faaliyet alanına
döneceği, halkı çatışmaya götüreceği iddiası yersiz kaygılardan ibarettir. Korkulardan yasak üretilemez. Başörtüsü yasağını kaldırma girişiminde bulunan partilere üstü örtülü 'kapatma davası açarım' tehdidi görevin suistimalidir ve ihsası reydir. Bu açıdan sayın savcının derhal istifa etmesi gerekir."
Basın açıklamasına katılan avukatlar olarak başörtüsü yasağını din ve vicdan özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirdiklerini belirten Avukat Halit Çelik, hukukçulara yakışanın, özgürlük ekseninde yorumlar yaparak yasakların kaldırılmasında öncülük etmek olduğunu öne sürdü. Halit Çelik, son olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yasakların bir an önce kaldırılması için milletten aldığı görev ve yetkileri kullanması gerektiğini sözlerine ekledi.
(UÇ-Mİ-HO-Y)
Son Dakika › Güncel › Avukatlar Yargıtay'a Tepkili - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.