Acılı Polis Annesi: Oğlumun Mezarını Açın - Son Dakika
Son Dakika Logo

Acılı Polis Annesi: Oğlumun Mezarını Açın

Acılı Polis Annesi: Oğlumun Mezarını Açın
06.10.2011 14:08

Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nde, 2009 yılında boşanma davası açtıktan sonra evini taşıyan meslektaşı olan eşini ve bir kişiyi yaraladıktan sonra intihar eden polis memuru Cüneyt Cesur'un annesi, oğlunun öldürüldüğünü iddia etti.

Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nde, 2009 yılında boşanma davası açtıktan sonra evini taşıyan meslektaşı olan eşini ve bir kişiyi yaraladıktan sonra intihar eden polis memuru Cüneyt Cesur'un annesi, oğlunun öldürüldüğünü iddia etti. Oğlunun intihar ettiği söylenen tabancasında sadece sol el işaret parmağının izi bulunduğu oysa oğlunun solak olmadığını söyleyen acılı anne 54 yaşındaki Nurdan Cesur, "Oğlumu öldüren mermi kafasının sağ tarafından giriyor. Kan bile sıçramayan tabancada sadece oğlumun hiç kullanamadığı sol elinin işaret parmağının izi çıkıyor. Oğlumu toprağa verirken dişleri de damakla kapatılmıştı. Ben oğlumun intihar etmeyip öldürüldüğünü düşünüyorum. Oğlumun mezarı açılsın, yeniden otopsi yapılsın" dedi.

Olay, 14 Nisan 2009'da Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nde meydana geldi. Her ikisi de 7 yıllık polis memuru olan 30 yaşındaki Cahide ve 31 yaşındaki Cüneyt Cesur çifti, atandıkları Akçakale İlçesi'nde evlendi. Çiftten Cahide Cesur, İlçe Kaymakamlığı'nda özel kalem müdürlüğü yaparken, Cüneyt Cesur ise adliyede görevlendirildi. 1.5 yıllık evli olan polis çift arasında sık sık maddi konulardan dolayı tartışmalar yaşanmaya başladı. Birbirlerini severek evlenen Cesur çifti, son olarak 10 Nisan Polis Bayramı'nda, ilçede yapılan kutlamalar sırasında DHA muhabirine mutluluk pozu verdi. Ancak Cüneyt Cesur, 13 Nisan günü adliyeye giderek 'şiddetli geçimsizlik' gerekçesiyle boşanma davası açtı.

TAŞINMA SIRASINDA CİNNET

Boşanma davasının ardından yanında babası da bulunan Cahide Cesur, ilçe merkezinde Cüneyt Cesur ile yaşadığı evden Akçakale Meslek Yüksekokulu lojmanlarına taşındı. Cahide Cesur, lojmanlara taşındığı sırada kendisine yardımcı olan kişilerle birlikte eşyalarını yeni evine yerleştirmeye başladı. Bu sırada eve gelen Cüneyt Cesur, iddiaya göre taşıma işlerine yardımcı olan kişileri dışarı çıkması için uyardıktan sonra beylik tabancasını peş peşe ateşledi. Cüneyt Cesur'un tabancasından çıkan bir kurşun eşinin beline, biri taşıma işlerine yardımcı olan Ömer Erol'a isabet etti. Cüneyt Cesur, iddiaya göre daha sonra aynı tabancayı başına ateşleyerek intihar etti. Olay yerine çağrılan ambulanslarla hastaneye götürülen yaralılardan Cüneyt Cesur, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirirken, eşi ve diğer yaralı ise tedavilerinin ardından taburcu edildi.

SAVCILIK SORUŞTURMA AÇMADI

Yaşananların ardından Cüneyt Cesur, memleketi Tekirdağ'da toprağa verilirken, tedavisinin ardından taburcu edilen eşi Cahide Cesur ise ailesinin yaşadığı Eskişehir'de görevlendirildi. Bu sırada savcılık tarafından olaya ilişkin yürütülen incelemede de kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildi. 2009 yılı Kasım ayında verilen kararda; otopsi tutanakları, tanık anlatımları, laboratuvar raporu ve delillerin incelenmesinden sonra soruşturmaya gerek görülmediği vurgulandı.

AİLESİ İNTİHARA İNANMIYOR

Olayın ardından Cesur Ailesi, toprağa verdiği polis oğullarının intihar ettiğine inanmadıklarını ifade etti. İstanbul'da yaşayan ve oğlunun ölümüyle uzun süre kendisine gelemediğini söyleyen anne Nurdan Cesur, "Cüneyt intihar edecek birisi değildi. Otopsi raporu ve silahtaki parmak izi tespitleri de beni kuşkularımda haklı çıkarıyor" dedi.

Oğlunun ölümünden birkaç saat önce kendisi ve babası ile görüştüğünü anlatan Nurdan Cesur, "Bizi arayıp eşiyle anlaşamadığı için boşanma kararı aldığını ve tayinini isteyip İstanbul'a geleceğini söyledi. Biz de hayırlısı olmasını dileyip, canını sıkmamasını istedik. Ama bu konuşmalardan birkaç saat sonra oğlumuzun ölüm haberini aldık" diye gözyaşı döktü.

ÇELİŞKİLİ RAPORLAR CİNAYET ŞÜPHESİ UYANDIRDI

Anne Nurdan Cesur, olay sonrası yaptıkları araştırmalarda ulaştıkları belgelerin oğullarının cinayete kurban gitmiş olabileceği yönünde kendilerinde şüphe uyandırdığını söyledi. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgunda Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan otopside Cüneyt Cesur'un ölümüne yol açan merminin kafasının sağ tarafından girdiği ve sol tarafından çıktığının belirlendiğini anlatan acılı anne şöyle konuştu:

"Otopsi raporunun ardından Cüneyt'in tabancasında yapılan kriminal inceleme raporuna ulaştık. Bu raporda da kriminal incelemede tabancanın sürgüsü ile emniyet mandalı yanında Cüneyt'in sol işaret parmak izi olduğu yazılı olduğunu gördüm. Bunu görünce şoke oldum. Çünkü oğlum solak değildi ve sol elini hiç kullanamazdı. Otopsi raporunda ise oğlumu öldüren merminin sağdan girdiği yazılıydı. Yani bir insanın sol eli ile kafasının sağ tarafına ateş etmesi neredeyse imkansız. Ayrıca, tabancanın tetiğine dokunulmamış ve sadece sürgüsünde sol elinin parmak izi bulunuyor. Ateşleme sonrası tabancaya sıçraması gereken kan veya farklı unsurlar bulunamıyor. Yine olay yeri incelemesinde çizilen krokide oğlumun yerde yatarken, tabancanın masa üzerinde durduğu işaret ediliyordu. Son olarak da oğlumu toprağa vermeden önce yüzüne baktığımda, sararmış ve yapısı bozuk olan dişlerinin bembeyaz ve düzgün oldum. Oğlum dişlerini yaptırmamıştı ve sanki üst damağının dişlerinin tamamı yeni yapılmış gibiydi."

MEZARIN AÇILMASI İSTEĞİ REDDEDİLDİ

Anne Nurdan ve emekli polis olan baba Adem Cesur, kuşkulandıkları bulgularla birlikte Akçakale Cumhuriyet Savcılığı'nın kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına itiraz etti. Bir üst mahkeme olduğu için Siverek Ağır Ceza Mahkemesi'nce görüşülen itirazda reddedildi. Otopsinin yetersiz yapıldığı, rapor ile ceset üzerindeki bulguların farklı olduğu, dişlerin maktule ait olmadığı gibi örnekler verip, mezarın açılarak yeniden otopsi yapılıp soruşturma açılması talebinde bulunan Cesur ailesinin başvurusu, mahkeme tarafından reddedildi. Mahkeme verdiği ret kararında, eksik husus bulunmadığı belirtilerek, "İtirazın evlat acısı çeken anne babanın olayı aklından çıkaramamasının ve gelinlerine olan öfkesiyle ve olaya ilişkin konuşmaların birikimiyle yapıldığı anlaşılıp gerekçesiyle doğru olan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir" denildi.

'2 YILDIR MÜCADELE EDİYORUM'

Acılı anne Nurdan Cesur, intiharına inanmadığı oğluyla ilgili olarak 2 yıldır mücadele verdiğini ve bir sonuca ulaşamadığını ifade etti. Kendisini sadece evladını kaybedenlerin anlayabileceğini dile getiren Cesur, "İntihar eden bir kişinin silahı yanında olur. Oysa oğlumun silahı masanın üzerinde çıkıyor. Yine silahta kan parmak izi çıkmıyor. Silahta sadece sol elini kullanamayan oğlumun sol el işaret parmak izi bulunuyor. 2 yıldır bir yere ulaşamadım. Adaleti arıyorum ama bulamadım. Başbakanlığa 2 kez mail attım ama bir türlü sonuç alamadım" diye konuştu.

'OĞLUMUN MEZARINI AÇIN'

Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı yönünde verdiği karar sonrası itiraz ettikleri üst mahkemenin de taleplerini reddetmesiyle hukuki anlamda müracaat edemez hale geldiklerini ifade eden anne Nurdan Cesur şöyle konuştu:

"Şu andan sonra ne yapacağımı bilmiyorum. Ben bir anneyim ve bu sorularımın cevabını istiyorum. Bu benim en doğal hakkım. Türk adaletine sığındım ama bir sonuç alamadım, bunun için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğim. Yetkili makamlar yalvarıyorum; sesimi duyup, bana yardım etsinler. Bu saatten sonra ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. 2 yıldır yüreğim yanıyor, evladımı kaybettim ve intihar ettiğine inanmıyorum. Sol elini kullanamayan oğlumun sol eliyle başının sağ tarafına ateş ederek intihar ettiğine kimse beni inandıramaz. Ben oğlumun otopsisin yeniden yapılmasını istiyorum. Bunun için de zor bir karar ama oğlumun mezarının açılmasını istiyorum. Mezarını açıp, bana dişlerini, sol eliyle başının sağ tarafına nasıl ateş ettiğini açıklasınlar. Kafamdaki soru işaretlerine cevap bulamazsam yaşamam mümkün değil. Mezar açılsın, intihar etmişse de ispatlasınlar beni kafamdaki acabalardan kurtarsınlar. Ben oğlumun intihar ettiğine inanmıyorum ve biran önce bu olayın aydınlatılmasını istiyorum."

Nurdan Cesur, ilerleyen günlerde kuşkulu bulduğu oğlumun ölümüyle ilgili soruşturma açılması için Ankara'ya giderek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e ulaşmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

(HK/BT) - Şanlıurfa

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Acılı Polis Annesi: Oğlumun Mezarını Açın - Son Dakika


Advertisement