
Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, liranın bir miktar aşırı değerli olduğunu söylemekle birlikte, "Hükümet olarak herhangi bir kur hedefimiz yok. İşimiz kuru yönetmek değil" dedi.
Şimşek, Merkez Bankası’nın kararlarına müdahalelerinin de söz konusu olmadığını vurguladı. Şimşek, petrol fiyatının 90 dolara çıkmasının Türkiye açısından felakete yol açmadığını ifade etti.
HAZİNE’den Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, değerli YTL’ye karşı hükümet olarak bir şey yapamayacaklarını söyledi. Hükümet olarak herhangi bir kur hedeflerini bulunmadığını dile getiren Şimşek, Merkez Bankası’nın kararlarına müdahalelerinin de söz konusu olmadığını söyledi.
SEVİYE HEDEFİMİZ YOK: Reuters ile Londra’da yaptığı söyleşide Şimşek, "Lira, bir noktaya kadar aşırı değerli olabilir, bir miktar güçlü. Ancak dalgalı kur rejimi uyguluyoruz ve işimiz kuru yönetmek değildir. Lira için bir seviye hedefimiz yok" dedi. Şimşek, Merkez Bankası ile hükümet arasında herhangi bir çatışma olmadığının altını çizerek, Merkez Bankası’nın bağımsızlığından çok memnun olduğunu vurguladı.
90 DOLAR FELAKET YARATMADI: Şimşek, hükümetin önümüzdeki yıl için cari işlemler açığı hedefinin 39.24 milyar dolar olduğunu ancak bu öngörünün petrol fiyatlarının varil başına yaklaşık 77 dolar alınarak yapıldığını ifade ederek, petrolün varil fiyatının 90 dolar seviyelerine çıkmış olmasının henüz ekonomi açısından felakete dönüşmediğini söyledi ve şunları ekledi: "Yüksek petrol fiyatları hem cari işlemler açığı hem de enflasyon hedefleri açısından olumsuz. Bu olumsuz bir şey midir? Evet. Bunu kaldırabilir miyiz? Bunu kaldırabilecek durumdayız."
IMF’Yİ TARTIŞMAK İÇİN ERKEN: Şimşek, IMF ile ilişkilerle ilgili bir soru üzerine ise IMF ile ilişkilerin güçlü kalmasını istediğini söyledi ve "Şu aşamada önümüzde o kadar çok konu var ki IMF ile ilişkilerimizin önümüzdeki döneme ilişkin doğasını ve biçimini tartışmak için çok erken" dedi.
AB’DE BAŞKA ALTERNATİF YOK: Ayrıca Financial Times gazetesinin düzenlediği, ana sponsorları arasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve İş Bankası ile Türk-İngiliz Sanayi ve Ticaret Odasının (TBCCI) da bulunduğu konferansta konuşan Şimşek, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği konusunda bir tarih veremeyeceğini, ancak AB’nin Türkiye’yi tam üye olarak kabul etmek konusunda ikna olacağına inandığını belirtti. "Türkiye’nin eşit bir tam üyelik dışında hiçbir alternatifi kabul etmeyeceğini" vurgulayan Şimşek, AB üyeliğini gerçekleştirmek ve düşük enflasyonu sürdürmek için iyi bir momentum yakalandığını, faizlerde de aşağı yönde hareketin gelecek yıl içinde gerçekleşeceğini söyledi.
REFORMLAR YAKLAŞTIRDI: Şimşek, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik için bütün hazırlıklarını ve reformlarını hızla sürdürdüğünü belirtirken, bu konuda önemli ilerleme kaydedildiğine dikkat çekti. Türkiye’nin hedefinin kesinlikle tam üyelik olduğunu vurgulayan Şimşek, Türk hükümetinin sürece olan bağlılığının devam ettiğini, yapılan her reformun Türkiye’yi Avrupa’ya biraz daha yaklaştırdığını belirtti. AB’ye tam üye olacak Türkiye’nin bugünkü Türkiye ile aynı olmayacağını da belirten Şimşek, "Zaten aslında o tarihte AB’nin nasıl bir yapı olacağını da bilmiyoruz" dedi.
Global kriz 2008’de aşılır
ARALARINDA Londra’daki finans kurumları ve bankaların temsilcilerinin bulunduğu konukların soruları yanıtlayan Mehmet Şimşek, reformları gerçekleştirme sürecinde Türkiye’nin önündeki sıkıntıların ne olabileceği sorusu üzerine, "global piyasalardaki sıkıntıları" hatırlattı. Şimşek, buna örnek olarak petrol fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışı ve likidite krizini gösterdi. Şimşek, gelişmiş piyasalardaki krizin ciddi boyutta olduğu ve bir süre daha devam edeceğinin anlaşıldığını belirtirken, ancak bu global krizin ABD’den başlayarak 2008 yılının sonuna doğru aşılabileceğini hatırlattı. Şimşek, krizin süreç içinde dengeye oturabileceğini belirtti.
Yabancılardan borsada 120 milyar dolarlık işlem
YABANCI yatırımcıların İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) yılın ilk 10 ayındaki işlem hacmi, 120 milyar dolara yaklaştı. Yabancıların İMKB’de 2002 yılında sadece 12.9 milyar dolar olan işlem hacmi, 2003’te 17.3 milyar, 2004’te 37.3 milyar, AB ile müzakerelerin başladığı 2005 yılında 81.2 milyar, 2006’da 88.5 milyar dolara çıkmıştı. Bu yılın ilk 10 ayında ise yabancıların İMKB’deki işlem hacmi 119.9 milyar dolara ulaştı. İMKB verilerinden yapılan hesaplamaya göre, ocak-ekim döneminde yabancı yatırımcılar İMKB’de işlem gören hisse senetlerinde toplam 62 milyar 391.6 milyon dolarlık alım ve 57 milyar 505.9 milyon dolarlık da satış gerçekleştirdi. Böylece yabancıların anılan dönemdeki toplam işlem hacmi 119 milyar 897.5 milyon dolar olurken, yabancı işlemleri 4 milyar 885.7 milyon dolarlık net alımla sonuçlandı. Yabancılar, geçen yılın tümünde 1 milyar 144.1 milyon dolarlık net alım yapmıştı. Yabancıların İMKB’de ekim ayındaki toplam işlem hacminin yüzde 81.8’i 20 hissede gerçekleşirken, en çok Türk bankalarının hisse senetlerinde işlem yaptılar. Yabancıların, ekim ayında toplam hacim olarak en çok işlem yaptığı hisse 3 milyar 674 milyon dolarla Garanti Bankası olarak değişmezken, bunu 3 milyar 96 milyon dolarlık işlem hacmiyle İş Bankası C ve 1 milyar 253.5 milyon dolarla Yapı ve Kredi Bankası hisseleri izledi.
Son Dakika › Ekonomi › Lira Değerli Ama Dokunmayız, 90 Dolarlık Petrolü Felaket Görmeyiz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.